image

PeyamaKurd - Görünen o ki, Şengal’i Kürdistan Bölgesi hakimiyetinden çıkarıp Irak hükümetine devretmek isteyen İran, Türkiye’nin de bu bölgede hakimiyet kurmasını istemiyor. Eğer Ankara hakimiyet kurarsa İran, kendileri için iyi olmayacağını biliyor. 

The Jerusalem Post gazetesinden Seth J. Frantzman, son günlerde Türkiye ile İran arasında karşılıklı büyükelçi çağrıları üzerinden verilen mesajlara dikkat çekerek, “Irak’ta, İran ve Türkiye arasında gerginlik artıyor” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Frantzman makalesinde, Türkiye tarafından hedef tahtasına oturtulan İran’ın Bağdat Büyükelçisi Irec Mescidi için özel bir bölüm ayırdı.

İki taraf arasındaki söz konusu gerginlik, Türkiye’nin Şengal’e olası bir operasyon tehdidini gündeme taşımasıyla büyümeye başladı.

2014’ten önce Ezidilere ev sahipliği yapan Şengal’den, IŞİD saldırıları ve soykırım ile beraber 500 bin kişinin kaçtığı iddia ediliyor. Kürt güçlerinin bölgeyi IŞİD’den azat etmesiyle beraber, bölgede yaşanan egemenlik anlaşmazlığından dolayı gergin bir dönemin izleri yavaş yavaş ortaya çıktı.

Bu çerçevede önemli olan konulardan biri, 2017 yılına kadar Kürdistan Bölgesi hakimiyeti altında olan Şengal’i, Haşdi Şabi güçlerini destekleyerek Irak hükümetine devreden İran’la ilgilidir. 

Diğer önemli konu, PKK’nin bölgede faaliyet göstermeye devam edip etmeyeceği üzerinedir. Türkiye, PKK varlığını bahane ederek Şengal’e operasyon tehdidinde bulunmuştu.

İran bölgede, Türkiye’nin hakimiyet kurmasını istemiyor”

Son günlerde iki ülke arasında gelişen gerginliklere baktığımızda İran’ın, Şengal’e girme niyetinde olan Türkiye’ye karşı olduğunu görüyoruz. 

Bu çerçevede, İran'ın Irak Büyükelçisi Irec Mescidi, Türkiye’ye uyarıda bulunarak, Irak’ın egemenliğine saygı duyulması gerektiğini dile getirmişti.

Mescidi yaptığı açıklamada Türkiye’ye sadece Şengal için uyarıda bulunmadı. Aynı zamanda, Türk güçlerinin Kürdistan Bölgesi’nde bulunan üslerinden de çekilmesi gerektiğini dile getirdi.

Mescidi’yi basit bir büyükelçi olarak görmemek gerekir”

Mescidi’yi sadece bir İran büyükelçisi olarak görmemek gerekir. Bu kişinin İran Devrim Muhafızları ile yakın bağlantıları var. 2020 yılında ABD tarafından yaptırıma tabi tutulan Mescidi, geçmişte ABD ve İsrail’i tehdit etmişti. 

Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü’nün çıkardığı Mescidi profilinde ilginç detaylara yer verildi. Enstitünün raporuna göre, Saddam Hüseyin sonrası Irak’a İran tarafından atanan üç büyükelçinin de Devrim Muhafızları ile güçlü bağlantıları var. Seçilen büyükelçilerin hepsi, Devrim Muhafızları’nın birer üyeleri olarak görülüyor. Bu durum,  İran’ın bölgedeki politikalarını Tahran’a göre değil, Devrim Muhafızlarının politikalarına göre yürüttüğünün kanıtıdır.

Rapora göre Mescidi, Devrim Muhafızları’nın etkisini bölgede genişletmekle beraber, Irak ve Suriye’yi İran için bir tür cephe hattı olarak şekillendirmek istiyor. Bu durum, Mescidi’nin Irak’ta bir büyükelçi görevinden çok bir prokonsül  (Antik roma'da konsül olarak bir yıl görev yaptıktan sonra belirli roma eyaletlerinde vali olarak görev yapan kimse) olarak görev yaptığını gösteriyor.

Aynı zamanda Irak’taki İran yanlısı milislerin, Haşdi Şabi’nin arkasında yönetilmesine liderlik ediyor. Bu milislerden bir grup, geçen ay Erbil’de geçen saldırıyı üstlenmişti.

Türkiye’den Mescidi’ye tepki”

Diğer tarafta Türkiye, Mescidi’nin açıklamalarına tepki göstermek amacıyla Türkiye’nin İran Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı ve uyarıda bulundu.

Tehdit ve uyarılara alışkın olan Türkiye’nin İçişleri Bakanı da konuyla ilgili bir açıklama yaparak İran’ın teröristleri kadrolaştırdığını iddia etti. Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bu açıklamalarının ardından Tahran, Türkiye’nin İran Büyükelçisini çağırarak sert bir şekilde tepki gösterdi.

Türkiye, 90’lı yıllarda PKK ile mücadele edeceğini belirterek Kürdistan Bölgesi sınırlarına konuşlanmaya başlamıştı. Özellikle 2015 yılında Türkiye, Arap savaşçıları eğitmek ve Peşmerge’ye destek amacıyla Başika’da büyük bir üs kurdu ve bölgeden kolay kolay çıkmayacağının sinyallerini verdi. Türkiye’nin bu hamlesi karşısında ise Irak hükümeti, BM’ye çağrıda bulunarak şikayette bulunmuştu. 

Bu gerilimler etkisini azaltırken, son süreçte özellikle Şengal üzerinden gelişen olaylar bölgede İran-Türkiye atışmasına sahne oluyor. Türkiye’nin Gare operasyonun ardından Şengal’e yönelik tehditlerine karşılık olarak Haşdi Şabi harekete geçerek bölgeye 3 tugay gönderdi.  

Türkiye, PKK’yi bahane ederek uzun yıllardır Kürdistan Bölgesi sınırları içerisinde askeri üs bulunduruyor. Dağlık bölgeler ve yerleşim alanlarına yakın yerlerde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve PKK arasında yaşanan çatışmalardan ötürü, bölge sakinleri köylerini boşaltmak zorunda kaldı. Türkiye son olarak geçtiğimiz günlerde bölgede, bir operasyon gerçekleştirmişti.

Irak’ta, İran ile Türkiye arasındaki genel tablo, ister PKK kapsamında olsun, ister Türkiye’nin Osmanlı emelleri olsun durum yaygın kabul edilen tezlerden çok daha karmaşık görünüyor.


Çeviri: PeyamaKurd 

 


Farklı konulardaki analiz ve görüşlere bu LİNK üzerinden ulaşabilirsiniz