image

PeyamaKurd - Politico bu hafta, Biden yönetiminin Orta Doğu'ya öncelik verdiği ülkeleri ve konuları ortaya koyan bir yazı yayınladı. Yazıdaki tüm hikaye gerçek olmasa da Biden ekibinin, Arap yönetimlerine karşı yapmaya çalışacaklarına dair işaretler açıktı.

Biden’ın, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yu araması dört hafta, Irak başbakanı ve Suudi kralını araması ise bir hafta sürdü. Görünen o ki, Beyaz Saray da Mısırlılara, Türklere, Emirlikler'e, Katarlılara ve diğerlerine çağrı yapmak için acele etmiyor gibi görünüyor. Kürtler ise Biden için 'IN' olarak bölgede önemli güçlerden birisi. 

Başkan Biden'in Suriye'deki İran milislerini vurması bir aydan biraz fazla sürdü. ABD’nin, Orta Doğu'dan çekilmesini veya güçlerin azaltılmasını savunan halk, bu yaklaşımların risklerini küçümseme eğilimindedir. Hiç şüphe yok ki, ABD'nin Orta Doğu politikasının gelişmesi gerekiyor. Bölgede artık eskisi kadar acil görünmeyen sorunlar ve eskisi kadar önemli olmayan ülkeler var. Bölgede yeni bir yaklaşım zemini oluşturmanın zorluğunun önemli kısmı, ABD için kimin ve neyin önemli olduğunu belirlemek olacaktır.

Biden yönetimi bölgeyi dönüştürmek istiyor. Biden’in bu konuda görmezden gelebileceği ve gelemeyeceği ülkeler var. Foreign Policy, bu konuların açıklığa kavuşturulmasına yardımcı olmak adına Washington Post'un yıllık  çizelgelerinde biri olan  “The List'e" benzer bir yolla, Orta Doğu'nun tamamen öznel bir sıralamasını yaptı. 

Foreign Policy’nin ‘IN' olarak belirlediği ülkeler, Biden yönetimi için ilk sırada. ‘OUT' ülkeleri her ne kadar önemli olduklarını düşünmek isteseler de ‘görmezden gelinecek’ bir geleceğe hazırlanmaları gerekiyor.

‘Joe Biden yönetimine göre Orta Doğu’da IN ve OUT olan ülkeler’

Suudi Arabistan IN - Başkanlık kampanyası sırasında, Joe Biden Suudilere karşı sert sözler sarf etti. Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın 2018'de öldürülmesinden bu yana Washington, Suudiler konusunda fazlaca silahlanmış durumda. Beyaz Saray Veliaht Prens Muhammed bin Salman ile konuşmayacağını duyurdu. Ama Suudi Arabistan, ABD'nin Arap dünyasındaki birincil muhatabı olmaya devam ediyor. Biden, İran'la yeni bir anlaşma yapmak istiyorsa ve çatışmayı sona erdirme gözüyle Yemen'deki acıyı hafifletmeyi umuyorsa, Suudi işbirliğini ortaya çıkarması gerekecek.

İran IN - Biden yönetimi, İran'ın nükleer gelişimini durdurmanın en iyi yolunun diplomasi olduğuna inanıyor. Ona göre “sert müdahaleler" işe yaramadı. Tahran'ın füze cephaneliği de Washington’daki bir başka gündem. Görünüşe göre İran, desteklediği milislerden ve roketlerinden vazgeçmeye istekli olmayacak. İster vazgeçsin ister vazgeçmesin, İran önümüzdeki yıllarda büyük ilgi görecek. Şimdiden Suriye'de İranlıları hedef alan grevlerle başladı.

İsrail IN - Çünkü Orta Doğu'daki ABD dış politikası uzun zamandır büyük ölçüde İsrail'in güvenliğini sağlamaya dayanıyor. İki ülke arasındaki yakın ilişkinin siyasi, tarihi, ahlaki ve stratejik nedenleri var. Her ne kadar analistler, aktivistler ve bazı politikacılar "özel ilişki" hakkında daha eleştirel sorular soruyor olsalar da Biden-Netanyahu arasındaki ilişki gelecekte değişebilir.

İsrail yine de ABD’nin önemli bir müttefiki olmaya devam ediyor. ABD-İsrail ilişkileri kurumsallaşmıştır, ve ilişkinin "sağlam" kalması muhtemeldir. İsrail pistin dışına çıktığında bile, hala içeridedir.

Filistin karmaşık bir IN’dir - Biden yönetimi, İsrailliler ve Filistinliler ile asla gerçekleşmeyecek iki devletli bir çözüm konusunda sonsuz tartışmalara devam edecek. 


Mısır OUT - Kahire’deki kimi yöneticilerin mutsuzluğana rağmen, Mısırlılar muhtemelen dışarı çıkmaktan çekinmiyorlar. Biden’in, Trump’ın favori diktatörünü aramaması Mısır seçkinleri, entelijansiyaları ve resmi makamlardan kimi yetkililer için ABD’nin, Mısır’ı baltalamak üzere olduğu fantezisini yüceltmek için avantaj sağlayacak. 

Mısırlılar, Washington’un radar seviyesinin altında kalmak istiyorlar. Ayrıca Libya’da Türklere üstünlük sağlamak, konomik kalkınmaya odaklanmak, Washington, Moskova ve Pekin arasında denge ilişkileri kurmak istiyorlar. Mısırlılar, ABD söz konusu olduğunda kendilerine yardım edemeyeceklerini kanıtladılar. 

Türkiye OUT - Türk hükümetinin Washington'da çok sayıda arkadaşı vardı, ancak şimdi sadece birkaç grup ve yüksek ücretli lobicileri var. Biden yönetiminin ilk hamleleri, Türkiye’nin Oval Ofis'ten geçiş izni almayacağını gösteriyor. 

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ned Price, Türkleri birçok konuda ılımlı olmaya ve doğru adımlar atmaya çağırdı. Ankara'nın Rusya'nın S-400 hava savunma sistemi hala büyük bir kriz. Yine de Türkiye bir NATO müttefiki. Dolayısıyla Türkiye'nin son dönemdeki politikalarını uzun süre saklayıp saklamayacağı belli değil.

 Irak OUT - ABD Başbakanı Biden’in, Irak Başbakanı Mustafa Kazımı ile yaptığı telefon görüşmesine rağmen, Iraklılar çoğunlukla dışarıda kalacak. Washington'da hiç kimse Irak'ın siyasetini düzeltmeye yatırım yapmak istemiyor. Bu yüzden Iraklılar, Dışişleri Bakanlığı'nın seçimler ve yolsuzluk konusundaki mitleriyle baş başa kalacak. Iraklılar da ABD ile İran arasında bir savaş alanı olmaktan kaçınmak istiyorlar, bu durumda onlar için İN (içerde) olmaktansa OUT (Dışarı) olmak daha iyi bir tercih. 

Suriye  OUT - Çünkü kimse bu konuda ne yapacağını bilemiyor ve belki oradaki bataklık Rusları tüketecek. 

Elbette bölgede işler değişecek ve sürprizler olacaktır. En iyi hazırlanmış planlar bile ters gidebilir. Bu nedenle ABD’nin, Orta Doğu'daki rolünü düşürmesi imkansız. Eğer bir kriz ortaya çıkar ve ABD zorluklar ile karşı karşıya kalırsa ‘OUT (dışarda kalan) olmasını istediği ülkeleri bile İN  (içeri) konumuna getirmek zorunda kalabilir.


⇔ Çeviri: PeyamaKurd 

 


Farklı konulardaki analiz ve görüşlere bu LİNK üzerinden ulaşabilirsiniz