image

PeyamaKurd - ABD Başkanı Joe Biden, görevin 6’ncı haftasında askeri gücünü test ederek Orta Doğu’da var olduklarını gösterdi. Biden yönetimi, Erbil’de bulunan ABD ve Uluslararası Koalisyon güçlerine yönelik yapılan saldırılara yönelik ilk hamlesini yaparak, Suriye’deki İran yanlısı Şii milislerle bağlantılı bir grubun olduğu yerleşkeye yedi bomba ile saldırı düzenledi. 

ABD’nin, Erbil ve Bağdat saldırılarına karşılık, Suriye’de İranlı milislere düzenlediği saldırıların, İran ile olan nükleer anlaşmaya etki edip etmeyeceği ise gündeme gelen ve merak edilen soruların başında geliyor. 

Erbil ve Bağdat saldırıları, bölgedeki kaotik ortam ve saldırı ile Biden yönetiminin, İran’a net bir mesaj vermesi… Tüm bunlar gelişmelerin ana parçası. Yaşananlara ve gelecekteki ilişkilere dair Asia Times’ta bir makale kaleme alan ABD Ulusal İstihbarat Konseyi Eski Başkan Yardımcısı Ellen Laipson, “Biden tarafından yapılan hamle, ABD’nin Bağdat’taki Büyükelçiliğine yapılan saldırı sonrası ‘Irak hükümetini azarlayan ve Büyükelçiliği kapatma tehdidinde bulunan Trump yönetiminden çok daha farklı oldu” yorumunda bulunuyor. 

“Biden, İran’a net bir mesaj verdi”

Geçtiğimiz sene eski Başkan Donald Trump yönetiminde yine benzer şekilde Şii milisler tarafından Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ne saldırı olmuştu. Fakat bu saldırıda önemli bir kayıp yaşanmamıştı. Belli ki İran destekli Şii milisler, Biden döneminde de böyle bir saldırıda bulunarak varlıklarını hissettirmek istiyor.

Fakat Biden tarafından yapılan hamle, ABD’nin Bağdat’taki Büyükelçiliğine yapılan saldırı sonrası ‘Irak hükümetini azarlayan ve Büyükelçiliği kapatma tehdidinde bulunan Trump yönetiminden çok daha farklı oldu.’ 

Trump’ın sözde kalan tepkilerine karşılık olarak Biden yönetimi, havadan yapılan bir operasyonla İran’a net bir bir mesaj verdi. 

Biden, Irak'taki ABD varlığının IŞİD veya diğer aşırılık yanlılarına karşı terörizmi önleme ve Irak'ta daha fazla kapasite oluşturma misyonu olduğuna dair çok farklı bir sinyal gönderiyor.

“Saldırının, ABD-İran nükleer anlaşmasına etkisi nasıl olacak?”

ABD, varlığını tanımadığı Suriye rejiminin diplomatik uyarılarını dikkate almayabilir fakat rejimin güvenli ortağı Rusya, saldırıdan dakikalar önce kendilerine haber verildiğini belirterek ABD’ye sert tepki gösterdi.

Saldırı sorumluluğunu üstlenen ve hakkında çok az bilgiye sahip olunan Evliya Saraya Evliya ed-Dam (Kan Tugayının Muhafızları) adlı grubun İran destekli Şii milis grubu Kataib Hizbullah’ın bir kolu olduğu biliniyor. Fakat ABD’li yetkililer Erbil saldırının faillerine yönelik gerçekleştirilebilecek bir istihbarata sahip bilgilerin mevcut olduğuna inanmıyordu.

Washington’daki ABD’li uzmanlar, gerçekleşen saldırılarla birlikte Biden ile İran arasında gerçekleşmesi muhtemel olan nükleer anlaşmanın raydan çıkıp çıkmayacağına dair bazı yorumlarda bulundular. 

Uzmanlar, ABD ve İran arasındaki herhangi bir gerilim artışının, 2015 JCPOA'ya (İran ile Ortak Kapsamlı Eylem Planı) tam olarak uymaya yönelik diplomatik çabaları baltalayacağından veya en azından yavaşlatacağını düşünüyorlar. 

“Biden, güç kullanmaya istekli politikasını masaya yatırdı”

ABD, Donald Trump’ın 2018 yılında anlaşmadan ayrılma kararını tersine çevirmek için İran’ın anlaşma şartlarına bağlı kalmasını istiyor. 

Biden yönetimi her şeye rağmen, tüm JCPOA imzacılarıyla AB'nin ev sahipliği yaptığı bir toplantıya katılmayı kabul ederek bir adım attı. İran ise, ABD’nin tüm yaptırımları kaldırana kadar JCPOA yükümlülüklerini ihlal eden uranyum zenginleştirme faaliyetlerine devam edeceği sinyalini vererek, olası bir toplantıya katılma niyetinin olmadığını gösteriyor. 

Her ne kadar, ABD’nin Irak’taki koalisyon güçleri ve ortaklarını savunma misyonu ile İran’daki nükleer faaliyetler üzerindeki diplomasi trafiği birbirinden farklı olsa da, Biden’ın güç kullanmaya istekli politikasını açıkça masaya yatırması, İran’a önemli bir sinyal olarak kayıtlara geçti. 

“ABD’nin Suriye ve İran politikası çakışabilir”

Barack Obama döneminde de bazı analizciler, ABD’nin Suriye iç savaşına ilişkin sert söylemini, İran ile diplomatik başarıya ulaşmanın en büyük Amerikan çıkarları olduğunun kanıtı olarak yorumlamıştı.

ABD’li uzmanlar bu kapsamda, ABD’nin Suriye politikasından uzak durarak İran’la nükleer görüşmelere zarar verebilecek gerilimlerden kaçınmaya çalıştığını iddia ediyordu.

Ancak Biden yönetiminin gerçekleştirdiği son saldırılarla beraber böyle bir stratejiyi desteklemediği anlaşıldı. 

Obama’nın İran’dan daha çok Suriye meselesi ile ilgilendiği bilinen bir gerçektir. Ancak iki taraf arasındaki karmaşık ve belirsiz tercihler, bazı sorunlara yol açıyordu.

“Biden, Suriye’deki çıkarlarına odaklanacak”

Biden ekibi son hamlesiyle beraber bu tür belirsizliklerden kaçındığını gösterdi. Biden, nükleer müzakereleri kendi menfaatleri doğrultusunda yürütürken aynı zamanda, Suriye’deki çıkarlarını da korumaya ve savunmaya çalışacaktır.

İran bu süreçte, Washington’a geri sinyal vermek için, milisleri dizginleyecektir. Ya da yüksek ihtimalle Amerikan karşıtı eylemlere destek olmamak için farklı yollara başvuracaktır.

Öte yandan bazı yorumculara göre Şii milisler tam olarak İran’ın kontrolü altında hareket etmiyor olabilir. Gruplar kesinlikle İran’ın siyasi, asker ve mali desteğinden yararlanıyor fakat Irak bağlamında hareket edildiği düşünülüyor. 

Analizciler aynı zamanda geçmişte zaman zaman İran ile ABD’nin Irak’ta ortak ve pragmatik hareket edebildiğine vurgu yapıyor. Özellikle Irak’a ortak yardımlar konusunda. Bu ortak hareketler arasında Musul sorunu ve Irak’taki parlamento seçimlerinde mutabık kalınan ortak adaylar gibi konular mevcuttur.

ABD ve İran ilişkileri söz konusu olduğunda kötü yorumlar her zaman gündemdeydi. Ayrıca İran, Biden'in önerileri konusunda sert davranıyor ve Haziran'da cumhurbaşkanlığı seçimleriyle karşı karşıyalar. Trump ile yaşanan kötü ve acımasız deneyim, ABD başkanlık siyasetindeki değişken döngüler vs… Tüm bu etkenler İran'ı, ABD ile diyaloga girme konusunda daha düşündürücü bir hale getirdi.

Öte yandan Tahran kanadı, Ocak 2020’de ABD tarafından öldürülen Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin intikamının henüz alınmadığını biliyor. Bundan dolayı Şii milis grupların söz konusu saldırıları İran’ın ABD ile olan karmaşık mücadelesi için hatırı sayılır bir değer taşıyor olabilir. 


Çeviri: PeyamaKurd 

 


Farklı konulardaki analiz ve görüşlere bu LİNK üzerinden ulaşabilirsiniz