image

PeyamaKurd - Esad rejiminin Suriye'de bir Türk konvoyuna saldırmasından yaklaşık on gün sonra, Ankara'dan askeri müdahale gelmedi ve İdlib’te, Ankara ile Moskova arasında gizli bir anlaşma yapıldığına dair spekülasyonları artırdı.

Gulf News World’de Sami Moubayed imzasını taşıyan, ‘Güvenli bölgeyi gözlemleyen Erdoğan, İdlib’in kaderiyle kumar oynuyor’ başlıklı bir analiz yayımlandı.  Söz konusu analizde Güvenli bölge, Kürtler ve Erdoğan’ın siyasi ilişkileri ele alınıyor’


‘Türkiye, ülkedeki Kürt ayaklanmasından korkuyor’

Türkiye, sınırlarını Kürtlerden koruyor çünkü Ankara’nın büyük Kürt nüfusu ile değişken bir ilişkisi var ve ülke içinde olası bir ayaklanmadan korkuyor. Dolayısıyla Türkiye’nin, Suriye ve Irak'taki silahlı Kürt gruplarının, bağımsızlık konusundaki arzularını bitirme ve zayıflatma konusuna büyük bir ilgisi var.

Ağustos ayının ortalarında, bir Türk konvoyu İdlib kentine doğru ilerleyerek Suriye çölüne doğru ilerledi. Türk konvoyu, kendi tarafında savaşacağına inanan Suriyeli Muhalif ve cihatçılar için umut kaynağı olarak görüldü.

Konvoy, 19 Ağustos'ta Suriye tarafından bombalandı ve ilerlemesi durduruldu. Fakat Türk yetkililer, konvoyun amacının, Suriye ordusuyla yüzleşme gibi bir niyet taşımadığı mesajını ortaya koymakta hızlı davrandı. Aynı gün 2015 yılının beri isyancıların isyancıların elinde bulunan Han Seyhun kasabası, Rus destekli Suriye ordusu tarafından tekrar geri alınarak rejim kontrolüne girdi.


‘Efrin kentini istila edildi

Suriyeli muhalefeti Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Ruslar’a destek verdiği için eleştirdi.  Erdoğan,  2016'da Doğu Halep'teki müttefiklerini terk ederek, Cerablus ve Azez'deki Kürt sınır kentlerinde operasyon yapmak için yeşil bir ışık yaktı. 2018'de,Efrin kentini istila edildi.

27 Ağustos'ta (Salı) Erdoğan Putin'le görüşmek üzere Moskova'ya indi. Her iki cumhurbaşkanı da İdlib’de yaşananlar konusunda “ciddi endişe” dile getirdi. Siyasi uzmanlar konuya ilişkin değerlendirme yaparak, “ABD’den ziyade, Türkiye tarafından İdlib’de bir anlaşma yapılıyor” ifadelerine yer veriyor ve  “İki ülke mevcut krizi, bitirerek değil erteleyerek çözmeyi deneyecek” diyorlar.

Uzmanlar,  “Türkiye, İdlib’teki gözlem noktalarından üçünü bırakmak zorunda kalacak. Bunlar, Morek'teki (Hama ilçesi) 9. nokta ile İdlib'in güneyinde bulunan 8 ve 10 numaralı gözlem noktaları olacak. Ayrıca 1-2 ay içerisinde hepsi Rusların kontrolüne geçecek” iddiasında bulunuyor.


‘Türkiye için etkin bir bölge oluşturuluyor, güvenli bir bölge değil’

Geçtiğimiz Şubat ayında Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 1998 Adana Anlaşması'nın yeniden faaliyete geçmesine ilişkin nabız yokladılar.

Adana mutabakatı, Kürt savaşçıların Suriye'de üs kurmasını engelliyor. Ayrıca Türklere, Suriyeli yetkililerin iznini aldıktan sonra, 5 km'ye kadar Suriye topraklarına girme hakkı veriyor.

Bu mutabakat, Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ve lideri Abdullah Öcalan'a yönelik Suriye desteğini sona erdirmek için hazırlandı. Putin, Adana anlaşmasının iki ülkeye konuşması için yasal bir bahane sunacağını ve bunun da Suriye hükümetinin fiili olarak Türkiye'nin tanınmasını ifade edeceğini söyledi. Erdoğan, Suriye Ordusu'nun sınırlarına güvenmedi. Putin ise, Kürtlerin bölgedeki varlığıdan kurtulduklarından emin olmak için sınır bölgesi boyunca Rus birlikleri yerleştirmeyi teklif etti.


'Erdoğan, ABD’nin teklifinden memnun değil'

ABD, Erdoğan ile güvenli bir bölge oluşturulması konusunda görüşmelerde bulunurken, Türkiye'nin şu anda kendisine sunduğu önerilerden memnun olmadığı anlaşılıyor.

Bu ayın başlarında Erdoğan, öngördüğü güvenli bölgeyi elde edemeyeceğini fark etti. (460 km genişliğinde, Cerasblus’tan Fişhabur’a kadar 32 km derinliğinde bir bölge.) İdlib’in önde gelen Suriyeli gazetecileri Brahim Hamidi’ye göre ise, Türkiye’nin bu önerisi yerine Amerikalıların “açıkça tanımlanmış güvenli bölge olarak adlandırılmayan” askeri düzenlemeleri bulunuyor.

ABD siyasetine yakın kaynaklar ise, ‘Washington şu an yalnızca 14-15 km derinliğinde ve 100 km genişliğinden az bir bölgeye hazır olduğunu belirtiyor.’

ABD’liler ayrıca, Kürt savaşçıların sınır alanından ağır silahlarıyla 20 km derinliğe gitmelerini kabullendiler. Bu hafta ise YPG, Erdoğan'ın popüler listesinde bulunan iki Kürt kenti olan Kobane ve Tal Abyad'daki sınırdan çekilmeye başladı.

Perşembe günü konuşan Erdoğan, Amerikalıları güvenli bölge konusunda oyalanmamaya çağırdı. Erdoğan, “Gecikmeye asla tahammül edemeyiz. Süreç hızla ilerlemeli” dedi.

 

Çeviri | PeyamaKurd