image

Eski bir U-19 Avrupa Şampiyonu'nun sadece on yıl geçmesine rağmen saklanması nasıl mümkün olabilir? Bu yazı, Deniz Naki'nin hikayesidir! 


PeyamaKurd - Deniz Naki tatil için gittiği Almanya'da (Düren) arabası ile hareket halindeyken silahlı saldırıya uğradı. 2008 yılında UEFA 19 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası Turnuvası Almanya milli takımına seçilen Naki, on yıl sonra bir cinayet girişiminin merkezinde yer aldı.

Bavarian Football Works sitesi, Kürt futbolcu Deniz Naki’nin hikayesini kaleme aldı. Yazıda Naki’nin hayatının yanı sıra 2015 yılında Ankara’da saldırıya uğraması, 2018 yılında Almanya’da silahlı saldırıya uğraması, sosyal medyadan tehditler alması, Türkiye’de hapis cezasına çarptırılması konuları ele alındı. Ayrıca yazıda 2008 yılında Almanya U-19 milli takımı ile şampiyonluk yaşayan, Jerome Boateng , Toni Kroos ve Mats Hummels gibi dünya yıldızları ile eski takım arkadaşı olan Naki’nin, son 10 yıl içinde nasıl saklanacak duruma geldiği sorusu soruluyor. 

“2008’de Almanya milli takımı ile şampiyonluk yaşadı” 

Alman doğumlu Kürt yetenek Naki’nin hikayesi hem trajik hem de ilham vericidir. Trajik, çünkü on yıl içinde Jerome Boateng , Toni Kroos ve Mats Hummels'in eski takım arkadaşı polis koruması altında yaşamak için kariyerini kısa kesmek ve noktalama zorunda kaldı. İlham verici, çünkü Deniz Naki'nin kendisine sorarsanız, başka bir şeki mümkün değildi.

Deniz Naki, Köln yakınlarındaki Düren'de doğdu. Naki, Alman milli takımının 2008 Avrupa Şampiyonası'ndaki zaferine kilit katkıda bulunan hızlı ve yaratıcı bir hücum oyuncusuydu.

Ahlen'deki kiralık sürecinden sonra Naki, sol eğilimli ve siyasetle özdeşleşen FC St. Pauli için Leverkusen'den ayrıldı. St. Pauli, sosyal meselelere ve siyasi aktivizme odaklanan bir kültürel spor kulübüdür. St. Pauli, sadece taraftarların değil, aynı zamanda yönetim kurulu ve oyuncuların da gurur duyduğu bir yaşam biçimidir. Yakın tarihli bir örnek verecek olursak, St.Pauli yönetim kurulu, Türk ordusunun 2019'da Suriye'deki Kürt operasyonlarına aktif destek veren Türk savunucusu Cenk Şahin'i kulüpten yolladı.

Deniz Naki, St. Pauli'nin Alman futbolunun üst seviyesine yükselmesine yardımcı oldu. Naki daha sonra Bundesliga'da 20 maç oynadı. 2013 yılında ise Türkiye'nin başkenti Ankara'da bulunan Türk kulübü Gençlerbirliği'ne transfer oldu. Bu transfer, hayatını değiştirecek bir karardı.

Kürt-Türk çatışması

Deniz Naki'nin Türkiye'ye transferinden sadece beş yıl sonra polis koruması altında yaşamasını sağlayan olayların sırasını anlamak için öncelikle Kürtlerin kim olduğunu anlamak önemlidir. Yaklaşık 30 milyon nüfusu bulan Kürtler, dünyanın en büyük vatansız milletidir.. Kürdistan, Kürt halkının nüfusun önemli bir çoğunluğunu oluşturduğu bir jeo-kültürel tarihi bölgedir; Kürtler, dört farklı ulus-devlete yayılmıştır: İran, Irak, Suriye ve Türkiye.

Kürtlerin çoğunluğu Türkiye’de yaşıyor ve nüfusları 14.3 ila 20 milyon arasında. Çoğunluk ise ülkenin doğu bölgelerindeki Kürt yerleşkelerinde. Türkiye ile Kürtler arasındaki çatışma tarihi uzun ve karmaşıktır. (Bir futbolcuyla ilgili makalede Kürt-Türk çatışmalarının tam arka planını anlatılamaz, bu yüzden Deniz Naki'nin hikayesini anlatırken çok önemli olan kısa bir özet sunacağım.) 

Daha önce Türkiye'nin doğusunda sosyal huzursuzluk yaşanmıştı, ancak 1980 sonrası yaşanan rahatsızlıklar kesin bir Kürt karakterine büründü. Kürt bağımsızlığını talep eden bazı gruplar ortaya çıktı ve kimileri şiddette de başvurdu. Türkiye’de bu grupların en önemlisi PKK idi.

Deniz Naki, 2013 yılında Gençlerbirliği'nde oynamak üzere Türkiye'ye geldi, aynı yıl Türk hükümeti hapse atılan PKK lideri Abdullah Öcalan ile ateşkes görüşmelerine başladı. Ancak bu uzun vadeli plan 2014 yılında önemli ölçüde rafa kaldırıldı. 

2014 yılında IŞİD terör örgütü, Irak ve Suriye'nin bazı bölgelerini işgal ederek, çok kısa sürede geniş bir bölgeyi ele geçirerek dünyayı şoka uğrattı. Dünya güçleri başlangıçta bu tehdit altındaki bölgelere yardım etme konusunda isteksizdi. Gerçek olan ise, şehirlerini ve köylerini savunmak yerel nüfusa yani Kürtlere düşmesiydi.

Bu durum Kürtleri öfkelendirdi. Birçok insan terör örgütü IŞİD'in Kürt kasabası Kobane'yi nasıl bombaladığını, yok ettiğini, insanlara nelerin yapıldığını Türkiye'deki birkaç kilometre uzaklıktaki tepelerden izledi.

Kürt Deniz Naki

Deniz Naki'nin babası ve ailesi Almanya'ya gitmeden önce Türkiye'de hapsedilen ve işkence gören bir Kürt komünistiydi. Babasından büyük ölçüde etkilenen Naki, ilk siyasi gösterilerine 10 yaşına gelmeden önce katıldı. Onun için, adaletsizlik konusunda sessiz olmak asla bir seçenek değildi. Diğer pek çok Kürt gibi o da ailesinin Türk devletine karşı verilen savaşla büyümüştü.

Naki'nin 2013 yılında Gençlerbirliği'ne transferi, kulüp ile sözleşmeyi sona erdirmeye karar vermesinden kısa bir süre sonra kesildi. Naki, Kobani'yi sosyal medyada savunan Kürtlere destek verdi ve kısa süre sonra üç kişi tarafından Ankara’da saldırıya uğradı. Naki’ye göre bu durum Kürt olduğundan kaynaklanan bir saldırı idi. Saldırıya ilişkin açıklama yapan Deniz Naki, saldırganların ona küfür ettiğini belirterek şu ifadeleri kullanmıştı: 

“Kürt Alevi Naki sen misin lan Naki?” Kürt Alevi Naki sen misin lan Naki?” diye bağırarak bana yaklaştı. Etrafımı sardılar, bu esnada sürekli küfürler ettiler. Aleviliğim ile, Kürt olmam ile ilgili küfürler ettiler. Kobane ile ilgili bağırıp çağırdılar. Kolumda neden Tunceli değil de Dersim yazdığını sordular. Ben onları sakinleştirmeye çalışırken aniden solumda duran adam bir yumruk attı yüzüme. Ben şok oldum. Kendimi korumak için bir karşılık verip oradan uzaklaştım.

Silahlı ve bıçaklı olmalarından çekindim. Peşimden küfür etmeye devam ettiler, 'IŞİD sizi bilmem ne yapsın' diyerek bağırdılar. Çok ağır küfürler kullandılar. Bunun sadece bir uyarı olduğunu söylediler. Daha çok Alevi ve Dersimli oluşum üzerinden bana hakaretler etmelerinin yanı sıra Kobane nedeniyle sosyal medya hesaplarımdaki destek mesajlarımı hatırlatarak Kürt kimliğime de hakaretler yağdırdılar. Eğer ben bu saldırıdan daha ağır yara almadan kurtulduysam nedeni; uzun zamandır böyle bir şey olacağını tahmin ettiğimden o kişilerin niyetini anlayarak ilk yumruklarına karşı hamle yapmam ve sporcu oluşumdur. Saldırı bu şekilde gelişmiştir.” 

O günlerde geleceği hakkında sorulduğunda, 25 yaşındaki Naki, Türkiye'de futbol oynamak için geri dönme planı olmadığını belirtmiş,. “Hoşgörü yok. Almanya'daki kariyerime devam edeceğim” demişti. 

Türkiye'ye geri dönüş

Naki, saldırıdan hemen sonra Türkiye'den ayrıldı. Ailesine ve arkadaşlarına karşı şiddet konusunda endişeli olduğunu belirtti. Ancak 2015 yazında, Naki Türkiye'ye döndü ve Amed SK ile sözleşme imzaladı.

Bu birçok açıdan dikkate değer bir gelişme idi. Çünkü Deniz Naki Bundesliga 2’de bir takım, hatta Bundesliga'da bir alt sıra takımı ile sözleşme imzalayabilir idi, ancak bunun yerine Türkiye’de ikinci ligde mücadele eden Amed SK ile sözleşme imzaladı. Neden mi? Çünkü Deniz Naki, kariyeri mücadeleye tercih eden türden biri değildi.

Amed SK, Türkiye'deki etnik gerilimleri futbol sahasında da hisseden bir takım. Kürt kenti Diyarbakır’da bulunan kulübe daha önce Diyarbakır BB deniyordu. 2014 yılında kulüp adını Diyarbakır için geleneksel Kürt adı olan Amed SK olarak değiştirdi. Ekip, Kürdistan bayrağıyla aynı renklerde kırmızı, yeşil ve sarı renkli formalar ile oynuyor. Türkiye Futbol Federasyonu ve devleti için Amed SK genellikle Kürt kimliğinin, bağımsızlığının ve hatta PKK'nin destekçileri olarak görülüyor.

Kürt kültürüne bağlı bir ekibin, özellikle 2015 yılında Türk-Kürt çatışmalarının yeniden ortaya çıkması sırasında Ankara ya da İstanbul'da gerginliğe maruz kalmış olması şaşırtıcı değildir. Türkiye Futbol Federasyonu, stadyumlarda Kürt dili ve bayraklarına izin vermiyor. Amedspor taraftarları genelde deplasman yasaklarına maruz kalıyor. 

Deniz Naki, Türkiye Kupası maçında Bursaspor galibiyetini hayatını kaybeden Kürtlere adadıktan sonra Türkiye Futbol Federasyonu tarafından “ideolojik propaganda” nedeniyle 12 maç cezaya maruz kaldı.

Eski Bundesliga oyuncusu için işler daha da kötüleşti. Bir yıl sonra, Nisan 2017'de Naki, hükümetin Kürt militanlara yönelik operasyonlarını eleştirdiği için 18 ay hapse mahkum edildi. Naki, PKK için “terör propagandasını” teşvik etmekten suçlu bulundu. Naki, kararın ardından kısa süre sonra Almanya'ya gitti.

Sadece birkaç ay sonra, (7 Ocak 2018'de) Düren’de cinayet teşebbüsüne maruz kaldı Naki, saldırının siyasi olduğunu ve muhtemelen Türk MİT gizli servisi tarafından planlandığına inandığını belirtti. Naki, zarar görmemek için futbolcu kariyerini sona erdirdi.

Sonuç:

2008 UEFA Avrupa U-19 Şampiyonası'nda Almanya ile şampiyonluk yaşamasından cinayet girişiminden sonrasına kadar, Deniz Naki'nin benzeri olmayan bir hikayesi var. O, inançları nedeniyle Bundesliga'da tükenmiş stadyumlar yerine bir savaş bölgesinde futbol oynamayı seçti. Sokakta saldırıya uğramasına ve asla Türkiye'ye dönmemesi konusunda uyarılmasına rağmen Naki geri döndü ve sessiz kalmayı reddetti. Hayatı ve mücadelesi onun için her zaman futbol sahasında olanlardan daha önemliydi.

Türk-Kürt çatışması hakkında farklı görüşlere sahip olmak mümkündür, ancak Naki'nin yüksek bir bedel ödediğine itiraz etmek zordur.

Cinayet teşebbüsünün ardından hala polis gözetimine ihtiyaç duyan ve İsveçli bir gazeteciye röportaj veren Naki'ye, davası için ölmeye hazır olup olmadığı sorulduğunda: “Her Kürt bu soruyu hayatlarının bir kısmında cevaplamak zorunda kalacak. Kesin bir cevap vermek zor. Fakat ölüm insanlıktan önce, barıştan önce, onurlu bir hayattan önce gelirse bırak gitsin” dedi. 

Çeviri | PeyamaKurd