image

PeyamaKurd - Kürdistan Bölgesi’nden gelen ve Semelka Sınır Kapısı’ndan Rojava’ya giriş yapan ABD ordusu ve uluslararası koalisyon güçlerine ait bir askeri konvoyun, Deyr ez Zor’un doğu kırsalındaki El Omer petrol sahasına ve sınırdaki Bağuz beldesinde uluslararası koalisyona ait üsse ulaştı.

Konvoy, 50 askeri araç, askeri ve lojistik malzeme yüklü tırlardan oluşuyor.

Geçen hafta da büyük nakliye araçlarından oluşan benzer bir konvoy, Fırat Nehri’nin kuzeyinin kıyısında askeri varlığını artırmak isteyen uluslararası koalisyon güçlerinin DSG kontrolündeki Deyr ez Zor’daki üslerine ulaşmıştı.

Zira nehrin kuzey kıyısının karşısında İran Devrim Muhafızlarının yanı sıra Iraklı ve Lübnanlı müttefik gruplar konuşlanmış durumda. Bu bölge, İsrail’in İranlı güçlere yönelik saldırılarını artırdığı bir dönemde, Tahran, Moskova ve Washington arasında hummalı bir rekabete ve bölgesel ve uluslararası gerilime sahne oluyor.

DSG kontrolündeki bölgelerde günlük 150 bin varil petrol çıkarılıyor

2017’den sonra Fırat’ın ve Suriye’nin doğusu ile Rojava’nın tümünün DSG tarafından kontrol edilmesi ile petrol üretimi kapasitesi de değişti.

Mevcut durumda Rojava’daki kuyulardan günde ortalama 150 bin varil petrol üretildiği tahmin ediliyor. Heseki’deki Swediye sahası günlük 117 bin varil petrol üretim kapasitesine sahip. Bu bölgede 25 doğalgaz yatağı da bulunuyor.

DSG’nin kontrolündeki Rakka ve Deyr ez Zor’da ise El Omer, El Temek ve Koniko sahaları günde 400 bin varil petrol üretebilecek kapasiteye sahip.