image

PeyamaKurd- Türkiye ve cihatçı ÖSO paralı milis gruplarının işgali altında olan Efrin’de, Kürtler nüfus yoğunluğunu kaybederek işgal sonrası bölgeye getirilen cihatçı Araplara karşı azınlık durumuna düştüler.

2018 yılının Mart ayından bu yana işgal altında bulunan Efrin’de, işgal öncesi bölgenin %92’sinin Kürt olduğu ancak işgal sonrası Kürtlerin boşalttığı bölgeye Türkiye tarafından getirilen Arap ve Türkmenlerin yerleşmesi sonucu Kürtlerin azınlık konumuna düştükleri vurgulandı.

Türkiye'ye Yönelik Ağır Suçlamalar

Efrin’de yaşanan ağır insan hakları ihlallerini bir raporda toparlayan Rojava Information Center yetkililerine göre, harekatın ilk haftasında, Türk güçleri ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) militanları en az 80 sivili öldürdü ve 400'den fazla kişiyi yaraladı. Zorla evlendirme, kız kaçırma ve kaçırılan kadınların fuhuşa zorlanmaları yahut seks kölesi olarak kullanılmaları gibi suçların sıklıkla gündeme geldiğini belirten raporda, Hıristiyan ve Ezidi grupların da bölgeden kaçırıldığına dikkat çekildi.

Rojava Information Center tarafından düzenlenen ve kamuoyuna sunulan raporda ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı belirtilerek, "İşgalden önce, Efrin, Kuzey Suriye Özerk Bölgesi'nin bir parçasıydı ve göreceli bir istikrar, ekonomik refah ve cinsiyet eşitliği hüküm sürüyordu. Bölgenin, çoğu cihatçı ideolojiye sahip Türk destekli güçler tarafından ele geçirilmesinden bu yana, bölge halkı zorla yerlerinden edilme, demografik mühendislik, insan hakları ihlalleri ve şiddet ile karşı karşıya" denildi.

Rojava Information Center raporuna yansıyan dikkat çekici maddeler ise şu şekilde sıralanmakta:

*Efrin'de devam eden felaket, uluslararası toplum tarafından büyük ölçüde halının altına süpürüldü.

*Türkiye destekli Suriyeli direnişçiler, özellikle Kürtlere karşı demografik bir savaşa girişti.

*Kürtlerin yaşadığı bölgelerde Türkmen kemeri yaratıldı.

*Türkiye tarafından şeriat hukuku dayatıldı.

*Kadınlar zoraki evlendirildi ve bazıları seks kölesi ticaretinin bir parçası haline getirildi.

*Hıristiyan ve Ezidi gibi etnik ve mezhep azınlıklarına yönelik hak ihlalleri gerçekleştirildi. Bu grupların üyeleri kaçırıldı ve işkenceye maruz bırakıldı.

*Türkleştirilme politikası güdüldü, Kürtler kitleler halinde yerlerinden edildi. Yağma ve gasp rutin hale gelirken, Serekaniye ve Tel Abyad'a da sirayet etti.

*Saldırı öncesi bölge nüfusunun yüzde 92'si Kürtlerden oluşuyordu. Şimdi çoğunluğu kaybetmiş durumdalar. Türkiye Arap militanları buraya yerleştirdi ve bir Türkmen kemeri oluşturuldu.