image
Rojhat Amedi Yazarlar
image

Irak ve Kürdistan’ı ziyaret eden Papa Francis, Mart 2013'ten bu yana Roma Katolik Kilisesi'nin lideri ve Vatikan Devleti'nin hükümdarı. Hristiyan aleminde, yüzyıllarca süren mezhep çatışmaların ardından Vatikan, Hristiyan aleminin genel çoğunluğu için önemli bir merkezi olarak kabul ediliyor.

Papa Francis’in ziyareti, kimsenin tahmin edemediği bir boyutta uluslararası düzeyde büyük bir sempatiyle karşılandı. Dünya, Orta Doğu’nun hemen hemen bütün ülkelerinde boy gösteren din ve mezhep çatmamalarına karşın Kürtlerin, ülkelerinde yarattıkları o muazzam toleransı yerinde izledi ve Kürtlerin, Batı dünyasının prensiplerine ne kadar yakın olduğunu gördü.

Hatta bazı siyasi çevreler, Papa’nın ziyaretini “Kürtlerin bağımsızlık yolu açılıyor” olarak değerlendirdi ve ziyaret bir endişeye zemin hazırladı. İşte bu durum bazı çevreleri tekrar rahatsız etti.

“Papa bir ton tükürükle dönmeliydi Vatikan’a”

Doğru Haber yazarı Mehmet Göktaş, Papa’nın ziyaretine ateş püskürdü. Göktaş, hem Papa’ya hem de onu davet edenlere resmen küfür edercesine yazısına taşıdı. “Papa bir ton tükürükle dönmeliydi Vatikan’a” diyor.

Bu kendisine yetmiyor, hıncını ve düşmanlığından geri duramıyor olacak ki Göktaş daha ileriye giderek üzerinde nüfuz sahibi olduğu kitlesine vekillik ederek şu ifadeleri kullanıyor,

Getirdiğim bu tükürüklerin hepsi benim değil, bir kısmını da cinsel sapkın sübyancı papazlarıma dağıtmamı söylediler tükürük sahipleri.”

Göktaş bu iğrenç yakıştırmayı makalesinde işliyor. Evet yanlış duymadınız, İslamiyetin hoşgörüsünü kendisine zırh edinen Göktaş ve türevleri, başka bir dini benimsemiş ve üstelik ‘dini bir lider, bir inancın dini rol modeline’ yönelik öfke dolu sözleri dile getiriyor. Ama sorulduğu takdirde kendisi her dine ve her milletin yaşam sürecine saygılı.

Bu noktada Bay Göktaş ve makalesine yer veren gazetenin aşağıdaki sorulara bir açıklama getirmesi gerekiyor:

Papa’nın Kürdistan ziyareti neden sizi bu kadar rahatsız ediyor?

Aynı Papa’nın, 2014 yılındaki Türkiye ziyareti neden sizi rahatsız etmemişti?

Millî Görüş çizgisinin liderleri Erbakan ve Erdoğan’ın Vatikan ziyaretleri neden sizi rahatsız etmemişti?

Bu rahatsızlık çırpınışları ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onu koruyan “görevlilerin” yıllardan beri Kürtlere dayattıkları tekrar gündem oluyor.

Çünkü onlara göre Kürtler, hiçbir ülkeyle ve uluslararası kurum ile ilişki geliştirmeyecek.

Hele hele “Kafir” ve “Emperyalist” ülkelerle asla,

“Siyonist” Israil’den kesinlikle uzak duracaklar.

“Şablon olarak kalan demokratik İslamın da çöktüğü görülüyor”

Ama Türkiye; ABD, Rusya, İsrail, Vatikan veya bütün ülkelerle, ilişki geliştirebilir, siyasi ve ticari ilişkiler kurabilir. Bu ilişkiler, Türkiye’ye helal ama Kürtlere haramdır.

Bu gelişmeler iyi izlendiğinde sadece ‘siyasal İslamın' değil, şablon olarak askıda kalan ‘demokratik İslamın da’ çökmüş olduğu görülmektedir.

Doğru Haber yazarı Mehmet Göktaş da, Papa’nın Kürdistan ziyaretini bu çerçevede ele almış ve ziyaretin öfkesi ile dolmuş dilindeki ateşi püskürmek için de bu o yazıyı yazmış.

İrfan Burulday şöyle diyor, “Kürt İslamcılara "rehber"lik eden Türk İslamcı "ağabeyler", Papa"nın ziyareti vesilesiyle Kürtleri kızağa çeken bir öfke kusuyorlar.”

Burada akıllara Yalçın Küçük’ün, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden aldığı görev gereğince yıllarca solcu Kürtleri yönlendirmesi geliyor.

Bu hadise ışığında akıllara gelen soru işe şu: Mehmet Göktaş’ın da dindar Kürtleri yönlendirmek için aldığı bir görev mi var?

“İslamcı ağabeyler ve Sol militarizmin stratejik benzerliği”

Papa Francis’in Kürdistan ziyareti sadece Göktaş’ın yazısında öfke ile gün yüzüne çıkmamış aynı zamanda Türkiye’de, Sol’cu gazetesi olarak bilinen Cumhuriyet gazetesinin de manşetlerine taşınmış.

Cumhuriyet gazetesi, Papa’nın Kürdistan ziyaretine ilişkin şu başlığı atmış: ‘IKBY’den Papa için ‘Sözde Kürdistan’ haritalı pul’

Gazete açıklamasında ise şu ifadelere yer vermiş: “Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni ziyareti sırasında Barzani hükümeti bir skandala imza attı. Papa’nın ziyareti için bastırılan puldaki haritada Sivas’tan Kars’a, Hatay’dan Hakkâri’ye kadar olan bölge “Kürdistan toprağı” olarak gösterildi.”

Bu gazete Sol’u temsi ediyor. Yani bir manada ‘demokrasi ve eşitlik ilkesi’ gereğince hareket ettiğini iddia eden bir kuruluş. Fakat konu Kürt ve Kürtlerin kazanımı olunca, tıpkı her Kürt düşmanı bir canavar gibi hortluyorlar.

Papa demek sadece bir din demek değil. Papa demek sayısı neredeyse 1,3 milyara yaklaşan Katolik Hristiyanlar, bir sözü ile küresel dengeyi dönüştürme potansiyeline sahip olma, Vatikan’ın nüfuzunda imtiyazın en büyüğüne sahip olmak demek… Papa Francis, Erbil’e geldiğinde ilk sözü, “Kürdistan’ın unutmadım” oldu.

Evet Papa, özgürlüğün ve adaletin parlayan başkenti Erbil’de bu sözleri kameralar önünde kullandı. Papa’nın Kürdistan’daki karşılanması, Kürtleri övmesi, Kürtlerin ‘eşitlik ve adaletinden’ bahsetmesi ve en önemlisi Hristiyanları koruduğu, inanç özgürlüğüne sahip çıktıkları için ‘Kürtlere en içten duyguları ile teşekkür etmesi…’

Tüm dünya gördü ki Kürtler, Papa’nın ziyaretinden kazançlı çıktı ve Papa 2014’ten bu yana IŞİD’e karşı savaşan Kürtlere ilişkin elbette kapılar açacak ve Kürdistan’ı güvenli bir liman olarak müttefik gösterecektir.

Kürtlere ‘İslamcı ağabeylik’ yapanlar ile Sol militarizmi ‘demokrasi’ hikayesi olarak yutturanlar arasındaki stratejik ve derin benzerlik ‘Göktaş’ın yazısı ile Cumhuriyetin’ başlığında açıkça dikkat çekmektedir.

“Papa Francis, “Kürdistan’ı unutmadım” dedi”

Bu durum gösteriyor ki ‘Kürdistan’ı unutmadım’ diyen Papa Francis, Kürt milletinin kazanımlarını koruması ve daha fazla kazanması için bir el uzatacaktır.

Unutulmamalıdır ki Kürdistan toprakları; ayrıştırma, düşmanlaştırma, hedef gösterme, öfke kusma yeri değil aksine ‘eşitlik ve inanç özgürlüğünün olduğu, gördükleri tüm zulümlere rağmen merhametin olduğu topraklardır.’

Papa’nın Kürdistan topraklarını ziyaret etmesini ‘düşmanvari’ bir şekilde sunanlar önce dönüp Papa’nın onların topraklarında kimleri ziyaret ettiklerine ve ardından basının bunu nasıl süslü bir şekilde pazarladığına baksınlar.

Kimileri Papa’yı pazarlık için kullanır kimileri Papa’ya duyduğu saygı ile var olur.

Her şey ortada…

Papa Francis, “Kürdistan’ı unutmadım” dedi.


  Rojhat Amedî 

   10.03.2021 

 

Yazarın diğer yazıları: Tüm Irak’ı ele geçiren İran’ın önündeki tek engel: Erbil!

 

 


() PeyamaKurd

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtmaktadır. PeyamaKurd'un yayın politikası ve editoryal paradigması ile her zaman uyumlu olmak zorunluluğu yoktur.