image

PeyamaKurd - Muazzez Baktaş Kürt iş dünyasında kendinden söz ettiren bir hanım. Aynı zamanda Kürdistani kimliği ile de tanınan Muazzez Hanım, terör örgütü IŞİD saldırıları zamanında bir çok iş insanın Kürdistanı terk ettiği sırada işlerini devam ettirip IŞİD’e karşı kahramanca savaşan Peşmergelere de ter türlü desteği sunmuş bir isim. Baktaş; iş dünyası, Kürdistan’da kadıların iş dünyasındaki yeri ve genel çalışmaları hakkında Peyamakurd’e bazı değerlendirmelerde bulundu. Baktaş, “Genel algının aksine Kürdistan’da kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık var, devlet dairelerinde ve özel sektörde de kesinlikle öncelik kadınlara veriliyor” diyor.

Muazzez Hanım, iş hayatına nasıl başladınız ve kaç yıldır iş hayatındasınız?

Yaklaşık 20 yıldır iş dünyasındayım. Ankara’da büyüdüm, rahmetli babam inşaat sektöründeydi, iş dünyasını öğrenmek hayata atılmak için zamanımın çoğunu babamın ofisinde geçiriyordum, ama o zaman çok gençtik para kazanmak iş öğrenmek umurumda değildi açıkçası.

Rahmetli babam baktı bu şekilde işleri öğreneceğim yok bir gün beni karşısına alıp sana Dikmen’de şube açalım sen orayı çalıştır deyip Dikmen’de bana ofis açıp  içini döşeyip birkaç kira ödeyip, bundan sonra tek başınasın deyip anahtarı verdi. Dikmen’deki ofisimi de ayni anlayışla kullanmaya başladım. Arkadaşlarım geliyor onları ağırlıyordum. Hata kendi aralarında espri yapıyorlardı Havin Kafe diye. Şirketin adı o zaman havindi.

Babam vefat edince ekonomik olarak çökmüştük, hem kendimin hem aile şirketini ayakta tutmam imkansızdı, kağıt üzerinde şirketlerimiz duruyordu ama çalıştırma zeminimiz yoktu. İş aramaya başladım bir Çin lokantasında yaklaşık altı ay bulaşık yıkadım sonra bir süre boyunca çeşitli inşaat firmalarında çalıştım, çalıştığım bir inşaat grubunun Diyarbakır’daki işine talip olup işi almış aynı gece Diyarbakır’a uçmuştum, yaklaşık 2 yıl orda çalışmış iyice profesyonelleşmiştim artık. 

İş dünyasına atılan Kürt kadınlarının sayısı çok fazla değil. Hal böyle iken siz buna nasıl cesaret ettiniz?

Yukarıda belirttiğim gibi şartların getirdiği bir durumdu. Tercih şansım hiç olmadı, babam vefat edince bakmam gereken kardeşlerim vardı, onlara aş götürmek okutmak zorundaydım bu sorumlulukları yükleyince kendimi işlerin içinde buluvermiştim. Bir yerlere giderdim nerde çalışıyorsunuz diye sorduklarında şirketimin ve falan yerde filan yerde devam eden işlerimin olduğunu söylediğimde karşıdakilerin tuhaf hayranlık dolu bakışlarına anlam veremiyordum. Yaşım küçüktü bakışların nedeni o idi. Ben ise herkesin böyle mücadele verdiğini sanıyorum

Daha çok hangi alanda iş yapıyorsunuz ve neden Kürdistan’ı tercih ettiniz?

İnşaat yapı malzemeleri satışı ve yapı alanındayız. Yurtsever bir ailede büyüdüm. Güney Kürdistan tamamen tesadüfi oldu, başta özgür toprakları ziyaret amaçlı gitmiştim ziyaret esnasında iş aldım, bir dönem gidip geldim baktım bu şekilde olmuyor hem yıpranıyorum hem de verimli olamıyorum tamamen yerleşme kararı alıp burada yaşamaya başladım. Hayatımda aldığım en doğru karar bu idi. 

Kürdistan’da kadın girişimcilere nasıl bakılıyor?

Genel algının aksine Kürdistan’da kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık var, devlet dairelerinde ve özel sektörde de kesinlikle öncelik kadınlara veriliyor. En basitinden Kürdistan’da ekmek öğünlere yakın pişiriliyor, fırınlarda sıralara baktığınızda kadınlar sırada olmaz gider ekmeğini alır. Başta zorluk çektik tabi. Kadının iş hayatında olmaması, tamamen erkek egemen iş alanı olan inşaat sektöründe oluşumuz, erkek dünyasıyla rekabete girişimiz tuhaflarına gidiyordu… Baktılar dünyanın her tarafına gidiyor, malzemeleri tedarik ediyor, işimizi erkek arkadaşlardan daha titizlikle yapıyoruz iş verdiler ve çok çabuk değiştiler şimdi onlarca kadın arkadaşımız çeşitli alanlarda işyeri açmış çalışıyorlar.

Türkiyeli iş insanlarının Kürdistan’daki işleri konusunda biraz bilgi verebilir misiniz? Ne tür sorunlarla karşılaşılıyor?

Ekonomik atağa geçmiş birçok proje yapımına  tekrar başlamış durumda. Yakın dönemde sermaye yine gelir bundan hiç şüphem yok. Kürdistan’da inşa süreci kaldığı yerden ve çok daha iyi bir şekilde devam edecek. Nedeni ise hem Kürdistan yönetimi hem de iş insanları büyük bir tecrübe yaşadılar. Bu tecrübenin çok iyi bir şekilde hayata geçirileceğine inanıyorum. 

Sizi, zaman zaman Peşmerge karargâhlarını ziyaret ederken görüyoruz. Sizin için bunun çok büyük bir önemi olsa gerek?

Ben yurtsever ve bağımsız Kürdistan’ın kurulması gerektiğine yürekten inanan biriyim. Ev her şeydir yani devlet. Önce demokrasi sonra devlet söylemine inanmıyorum, önce arsanın yeri belli olacak, proje çizecek ardından evini inşa edersin, yanı önce devletini kur iç dizaynı sonra yaparsın. IŞİD saldırıları başladığında birçok şirket işlerini dahi bırakıp döndüler. IŞİD başkent Hewlêr’e yaklaştığında Batman’daydım otobüsle dönmek istedim firma yol güvenli değil deyince Ankara’ya oradan uçakla Hewlêr’e geçtim. 

O dönem malzeme satışı yaptığım mağazayı kapatıp işleri ofisten idare etmeye başladım savaş sürerken oradan çıkmak bana asla ahlaki gelmedi, bırakın  dönmeyi evimde oturup gelişmeleri izleyemezdim bile. Onun için yapabileceğimiz bir şeyler olmalı deyip 2 yıl boyunca işi gücü bırakıp kesintisiz Peşmerge cephelerini ziyaret ettim. Zerre kadar bir katkımız olduysa ne mutlu. Zaman zaman cephelerde kaldım. Kahraman Peşmergelerin karargâhlarında sabahladım. Kürdistan ulusal ordusu Peşmerge’den bir kaç defa onur plaketi de aldım. Bundan daha büyük bir onur olamaz.