image

Berhem Salih’i yakından tanımayanlar onu; aydın, modern, dünya görmüş diplomasi dilinden anlayan bir insan olarak biliyor. Gerçekten de öyle görünüyordu… 

Özellikle Kürdistan Hükümeti Başbakanlığı döneminde, Mam Celal’den sonraki YNK’nin bir sonraki lideri görüntüsü veriyordu. Ayrıca akıllı figürü ile Kürdistan siyasetinin geleceğinde göze çarpıyordu. 

Berhem Salih’in Başbakanlığının üzerinden yıllar geçti ve biz bu arada hem Kürdistan hem de Irak’ta birçok siyasi gelişmelere şahit olduk. Kürt milleti de bu süreçte çok kaygı verici süreçlerden geçti. 

Kürtler, yıllarca ödediği bedeller sayesinde elde ettiği kazanımları da kayıp etme noktasına geldi. 

Bağdat’ın İran yanlısı hükümeti Kürdistan Bölgesine ambargo uyguladı, Kürtlerin bütçesini kesti. Akabinde, Kürtlerin tek gelir kaynağı olan petrol fiyatının varili de 120 Dolar’dan, 29 Dolar’a düştü.

Hemen ardından bir de IŞİD, Kürtlere karşı savaşa başladı. 

Kürtler, bu kaygılı süreçten çıkmanın yollarını arayıp ve IŞİD’e karşı ölüm kalım savaşı verirken Berhem Salih ortalıkta görünmüyordu. 

Evet, Berhem Salih Berlin’de ölüm döşeğinde olan Mam Celal’in ölümünü bekliyordu adeta…

Çünkü Berhem, en kısa zamanda Mam Celal’in yerini alarak YNK’nin ‘paşası’ olmayı ardından da Irak Cumhurbaşkanı olmayı istiyordu. 

Tüm emeği, çabası ve hayali bu esas üzerine ilerliyordu. 

Fuad Mahsun’un Irak Cumhurbaşkanı seçilmesi Berhem Salih’in hayallerini darmadağın etti.

Berhem bu sefer YNK liderliği üzerine oynadı ama bu da olmadı. Bundan dolayı Berhem Salih, YNK’den uzaklaştı ve kendi partisini kurdu. 

Kürdistan Parlamentosu Genel Seçimlerinde, Doğu Perinçek kadar bile oy alamadı ve kabuğuna çekildi, bir süre sessiz kaldı…
 
Sonra, Irak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tekrar piyasaya çıktı. 

16 Ekim grubu ve Haşdi Şabi’nin sahtekarlığı sayesinde hayatının rüyası ve hayali olan Irak Cumhurbaşkanı oldu. 

Daha sonra ayağını yeni partisinden ve arkadaşlarından çekerek YNK’ye döndü. Ama ona, “Biz seni Cumhurbaşkanı yaptık ama artık YNK’nin başkanlığından söz etme” denmişti.
 
Berhem Salih’in bu alametifarikası az çok bilinen bir şeydi. 

Ama bilinmeyen bazı şeyler ise Wikileaks belgeleri ile ortaya çıktı.  

Yayınlarını Süleymaniye’den yapan Kurdistan Times sitesi, bazı Wikileaks belgelerini açıkladı.   

Berhem Salih, belgelere göre PKK’den, ‘yalancı, kör, kötü ve fırsatçı insanlar’ olarak bahsediyor ve Türkiye’ye teslim olmaları gerek diyor. 

Berhem bu sözleri kullanırken, kendi iki yüzlülüğü ve fırsatçılığı aklına gelmiyor. 

Amerika 2003 yılında Saddam rejimin düşmesi ile Irak’ta yeni bir strateji geliştirmeye başladı. Bu stratejik çerçeveye göre Irak’taki silahlı grupların hepsinin tasfiye edilmesi isteniyordu. ABD bu strateji de Peşmerge Güçleri’nin silahsızlaştırılmasını da hedefliyordu. Ama daha sonra Kürtlerin ve Peşmerge’nin gerçeğini kavradılar ve bu kararlarından vazgeçtiler.  

Amerikalı yetkililer, Türkiye’nin 2003 yılında PKK’yi silahsızlandırmak için yasallaştırmak istedikleri ‘PKK’lıları topluma kazandırma maddesine” aldanmışlardı. PDK ile YNK’ye PKK kadrolarına nasıl ulaşacaklarını ve onları Irak ve Kandil’den uzaklaştırmak için neler yapabileceklerini soruyorlardı.

ABD’li yetkililer her hâlükârda, PKK ve Ensar ül İslam örgütünü tasfiye konusunda kararlıydılar. Bu iki güçte Kandil’de kalıyordu. Ali Bapir de (Komela İslami’nin şu anki lideri) o zamanlar El Kaide’nin müttefiki konumunda olan Ensar ül İslam’ın önde gelen liderlerinden biri idi. 

Bu çerçevede ABD’li yetkililer, Mesud Barzani ve Mam Celal ile de görüşmeler yapıyordu. Berhem Salih’te o dönemler ABD ve Mam Celal arasındaki görüşmelerin kilit adamı konumundaydı.

Wikileaks belgelerine göre Berhem Salih, PKK’nin tasfiyesi konusunda rıza göstermekle yetinmemiş, ayni zamanda PKK’nin tasfiyesi için tüm gücüyle çalışan stratejik bir müşavir gibi faaliyet göstermiş. 

Yine belgelere göre Salih, ABD’li yetkililere: “PKK’nin lider kadroları, üyelerine yönelik sert metotlar uyguluyor. Ayriyeten, PKK’den çok kişinin Türkiye’ye teslim olması için YNK ve KDP’nin de özellikle beraber çalışması gerek” demiş.  

Belgeye göre Berhem Salih şunları da söylemiş: “ABD, askeri çözüm seçeneğini kullanmamalı. Çünkü askeri seçenek Kürdistan ve Irak’taki istikrarı bozar. Eğer Amerikalılar, PKK’lilerin teslim olması halinde Türkiye tarafından olumlu karşılanacaklarına, sürecin uluslararası ve BM gözetiminde gelişeceğine dair ikna edebilirlerse, o zaman çok sayıda PKK’li teslim olur.”

Yine Wikileaks Belgelerine göre, Berhem Salih Amerikalılara şunları da söylemiş, “Biz de PKK’nin Irak’ta kalmasını istemiyoruz. Liderleri kötü insanlar, onların peşine düşenler öyle bir kör olmuş ki gerçeği göremiyorlar. Onlara inanmıyorum. Onlar, yalancı ve fırsatçılardır. Eğer siz onların bitmesi için çalışırsanız bu bizim için de iyi bir sonuçtur.” 

Berhem son olarak ABD’li yetkililere, “Mesud Barzani de bizimle işbirliği yapmalı. Barzani, PKK’nin Türkiye’ye karşı kullanılabilecek bir kart işlevini göremeyeceğini anlamalı. Diğer yandan Türkiye de Öcalan’ın bu işbirliğine uyması için program yapmalı.” 

Belgelere göre 16 Ekim olaylarının gizli mimarlarından birisi olan Berhem Salih’in PKK’ye karşı olan tavrı gayet açık ve net. Ben bu yazımda PKK’nin avukatlığını yapamam. Kendilerinin buna cevap vermesi lazım. 

PKK’nin, Berhem Salih’e, “Yalancı ve fırsatçı olmadıklarını” söylemesi gerekiyor. 

Berhem Salih’e, Türkiye’nin PKK üzerindeki planlarının gerçekleşmesine önayak olmaması gerektiği söylemesi gerek. 

Ama maalesef PKK bunu yapmıyor. Çünkü;

PKK, Berhem Salih’in sözleri ve yaptıklarını görmek istemiyor, 

PKK, kendilerine yönelik tasfiye gerçekliğini ve endişelerini görmek istemiyor,

PKK; İran, Türkiye ve Rusya’nın onların başına ne getireceğini henüz bilmiyor,

Hâlâ Dalya Müslim hikayeleriyle KDP ve Barzanileri vurabileceklerinin inancı ile yaşıyorlar, maalesef…

Yazık, gerçekten yazık…


Rojhat Amedî 

08.08.2020