image

PeyamaKurd - Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun, Esad rejimi ile muhalefet arasında olası bir uzlaşmayı görüştüğünü açıklamasının ardından oluşan gündem hala geçerliliğini koruyor.  

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Beşar Esad'ı desteklemeye çalışıyor. Putin ayrıca Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçlerini (SDG), olası bir saldırıyı bertaraf etmesi için Esad ile görüşmeye teşvik ediyor. Rus lider aynı zamanda Erdoğan'ı, Şam ile iş birliği yapmaya zorluyor. 

“Kürtler aptal değil”

Putin ve Esad'ın, Türkiye'nin bir süredir bahsettiği güvenli bölgeyi kabul ettiğinden bahsedilebilir mi?

Esad'ın Kürtlerle yaptığı görüşmeler hiçbir sonuca ulaşamadı ve muhtemelen de ulaşmayacak. Öncelikle, Suriye ordusu hiçbir koşulda Türk ordusuyla karşı karşıya gelemez. Dolayısıyla Esad, SDG'ye istediği korumayı sunamaz. 

Vurgulamak gerekirse Kürtler aptal değil. Esad ile gerçek bir umutları olmadığını çok iyi biliyorlar. Ve sözünü asla tutamayacağını da. 

Uluslararası Koalisyon'un eski elçisi Brett McGurk'un 2019'da, “Esad'ın Kürtlerle uzlaştığı senaryo, işe yaramıyor gibi görünüyor” sözü bugün daha çok gözler önünde ve bu yüzden Putin, şimdi Erdoğan ve Esad'la normalleşme hakkında konuşuyor.

“Erdoğan'ın alabileceği tüm yardımlara ihtiyacı var”

Erdoğan'ın şu anda alabileceği tüm yardıma ihtiyacı var. Türkiye'nin yüksek enflasyonu, kötüleşen ekonomik durumu ve 3,7 milyon Suriyeli mültecinin varlığı nedeniyle popülaritesi azalıyor. 

Suriye'deki Kürtlere karşı bir gösteri, seçmenlerinin ona destek vermesi demek. Ancak Türkiye ne ABD'den ne de Rusya'dan yeşil ışık almadan harekatını asla yapamayacak. Putin, olası bir saldırıya alternatif olarak Esad ile koordinasyon teklif ediyor.

Fakat inandırıcılığını kaybedeceği için Erdoğan'ın Esad'la normalleşmesi zor. Suriye muhalefetinin ana destekçisi olan Türkiye cumhurbaşkanı, İdlib'in fişini öylece çekemez.

Kendi seçmenleri, Esad rejiminin acımasız suçlular olduğu gerçeğini çok uzun zamandır görüyor. Peki Erdoğan birdenbire rotasını değiştirebilir mi? Bu durum milyonlarca mülteciyi kabul etmesini nasıl haklı çıkarabilir? Bu arada Esad'ın mültecilerin geri dönmesine izin vermeye niyeti yok.

“ABD, Kürt-Türk müzakerelerini teşvik edebilirdi

ABD, Esad-Kürt görüşmelerini bir şekilde kabul etti. Ancak bu duruma karşı çıkabilir ve bunun yerine Kürt-Türk müzakerelerini teşvik edebilirlerdi. 

Bu durum da Erdoğan'ın ülke içindeki muhafazakar Kürt seçmenleri yeniden kazanmasına yardımcı olabilirdi. 2019’daki belediye seçimlerinde Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'u, Ankara'yı ise Mansur Yavaş'ın elinden almasının Kürt oyları ile olduğunu unutmaması gerekiyor.

Türkiye'deki genel ruh hali şu anda barış görüşmelerinden ziyade PKK ile yüzleşmekten yana olsa da Kürtlerle yapılacak bir atılım Erdoğan'ın Kürt seçmenlerinin bir kısmını yeniden kazanmasına yardımcı olabilir. 

Diğer yandan ABD, Rusya'nın Suriye'nin kuzeydoğusundaki (Rojava) müzakerelere aracılık etmesine izin vermek yerine iki husumetliyi (Kürtleri ve Türkleri) bir araya getirip konuşmaya ikna ederse daha iyi bir durum bizi bekliyor olacaktır.

Erdoğan, gelecek yıl yapılacak seçimleri kaybedebileceği için tehlikeli bir durumda. Anketler, diğer partiler ile kafa kafaya gittiğini gösteriyor. Ana muhalefet partisi CHP'nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ülke içinde popülaritesini yükseltiyor.

Türkiye'nin Suriye konusundaki tutumu çatışma için büyük önem taşıyor. Ankara muhalefetin kalesi olan İdlib'in fişini çeker ve Esad'ın işgaline izin verirse, dünya yeni bir katliama tanık olabilir. İdlib halkı rejimle uzlaşamıyor. Bu yüzden gidecek yerleri olmadığını bilerek ölümüne savaşacaktır.

“ABD, Kürtleri Esad yerine Türkiye ile görüşmeye yönlendirmelidir”

ABD ve Batı, Türkiye'nin Suriye ile ilişkilerine çok stratejik yaklaşmalı. Esad-SDG müzakerelerine yönelik zımni anlaşmalarını kaldırmalı ve bunun yerine Kürt müttefiklerini, Türkiye ile görüşmeye yönlendirmeliler. 

Kürtlerle yapılacak bir anlaşma, Erdoğan'ın kendi içindeki Kürt seçim bölgesiyle bozulan ilişkilerini bir dereceye kadar düzeltmesine büyük olasılıkla izin de verecektir.

Bu anlaşmanın sürdürülebilirliğini sağlamak için ABD ve Avrupa, Haziran 2023'te cumhurbaşkanlığını kim kazanırsa kazansın Esad rejimiyle normalleşmeye müsamaha gösterilmeyeceğini açıkça belirtmelidir.

ABD ve Avrupa, çok geç olmadan, Türkiye ile Rojava Kürtleri arasında sürdürülebilir bir anlaşmayı devreye sokarak, olayların gidişatını yönlendirmek için şimdiden harekete geçmelidir.


Dr. Dania Koleilat Khatib | Arab News

Çeviri-Düzenleme | PeyamaKurd

Bu kategoride yazarlar tarafından ifade edilen görüşler, kendilerine aittir ve PeyamaKurd’un bakış açısını yansıtmayabilir.