image

PeyamaKurd - Geçen hafta Yale Jackson Enstitüsü'nde Kürtler ve Kürt meselesi konusunda farkındalık yaratmak için bir panel düzenledik. Panel ise Suriye, Irak ve Kürtler için yeni bir ABD Stratejisi olup olmayacağı konusuna odaklı idi. Başka bir ifade ile dile getirirsek, "ABD bir Kürt devletinin kurulmasına yardım etmeli mi?” Sorusu üzerinde durduk.

ABD 2003 yılında Saddam Hüseyin'i devirmeden önce Kürdistan'da çalışmaya başladım. Orada vakit geçirmiş tanıdığım çoğu gazeteci ve görevliler gibi ben de hep Kürtlerin tüm devletsiz milletler gibi kendi kaderini tayin etme hakkı olduğuna inandım.

The National Interest’te Janine Di Giovani, “Bağımsız bir Kürdistanı görecek miyiz?” Başlıklı bir görüş kaleme aldı. Yale Jackson Küresel İlişkiler Enstitüsü'nün Kıdemli Araştırmacılarından biri olan Giovanni, geçen hafta Kürtler için Yale’de düzenlenen panele ilişkin görüşlerini dile getirdi. Kürtler bir gün bağımsız olur mu? sorusuna yanıt aranan panelde ABD’nin Kürtlere desteği ve bölge ülkelerinin rolü de ele alındı.

“İsrail, Kürtlerin bağımsızlığını her zaman desteklediklerini dile getirdi”

Ama eğer ABD onların  bağımsızlıklarını desteklerse, Türkiye ile muhtemelen askeri bir çatışma çıkacağını da öngördüm. Ayrıca Iraklılar, İranlılar veSuriyeliler de ‘Kürtlerin bağımsızlığından’ mutlu olmazdı. Fakat bundan memnuniyet duyacak ülke, yıllardır Kürtlerle anlaşma yapan İsrail olacaktır. 

Başbakan Benjamin Netanyahu, 2017'de Kürtlerin bağımsızlık referandumunun yanı sıra bir Kürt devletinin kurulmasını desteklediğini hep dile getirdi. Bunun da bir stratejisi var elbette; İsrail bunu cömert olmak adına yapmıyor. İran sınırında set olacak bir müttefik istiyor. Ve Kürtler bu profile uyuyor. Ayrıca İsrail’de de yaklaşık 200.000 Kürt Yahudi de bulunuyor.

“Peşmergenin savaştaki azmini yerinde izledim”

ABD'nin varlığına gelince, bu bir bağlılık meselesi üzerinden okunmalıdır. IŞİD ile mücadele günlerinde Kürt cephesinden haberler yapıyordum. 2014'te Musul'un düşmesi sonrası Irak askerlerinin yok olmasının ardından Peşmergenin uluslararası güçlerle birlikte savaşta gösterdiği azimi izledim.

Bu kararlılık ve azme rağmen Donald Trump, Ekim 2019'da Suriye-Türkiye sınırından askerleri çekmek için feci bir karar aldığında Kürtleri tüm düşmanları ile karşı karşıya bıraktı. Bu karar Trump'ın sadakatsizliğini ve ahlaki korkaklığını dile getirdiği en büyük göstergelerden birisi idi.

“Suriye, Türkiye ve İran, endişeliydi”

Eylül 2017'de referandum için Erbil'deydim. Seçmenlerin yüzde 93'ünün evet oyu vererek ayrı bir devlet olmayı istediklerini belirtiyordu. Kürtlerin, bölgede bağımsızlığa kavuşmaları için çok fazla itiraz ve engel vardı Suriye, Türkiye ve İran, oylamanın sonuçlarının kendilerini etkileyeceğininden ötürü endişeliydi. 

Bağdat, referandumu yasadışı ilan etti ve Erbil havaalanını kapattı. Bu durum ileride yapılacak anlaşmalarda Kürtlerin gücünü artırmak yerine, Irak ile doğrudan askeri bir çatışmaya neden oldu. Peşmerge savaşçıları iç ihanet sonucu, Irak askerleri tarafından Kerkük’ün dışına itildi ve küçük düşürüldü. Bu ihanet sonucu Kürtlerin IŞİD'in düşmesinden sonra aldıkları toprakların yaklaşık yüzde 40'ını kaybettikleri tahmin ediliyor.

İsrail ile Filistin arasında bugünlerde yaşanan olayları izlerken Kürtlerin kendi kaderini tayin etme konusunda düşünmeme neden oldu. Kürtlerin bir gün kendi devletlerine sahip olması gerektiğine ve olacağına inanıyorum. Ancak yakın bir gelecekte olacak gibi görünmüyor ve büyük olasılıkla ABD yardımı olmadan da olmayacak.

Amerika şu an o gemide değil ya da en azından şimdilik değil. 2003 Irak fiyaskosuna dair hatıraları daha çok çiğ. Başkan Joe Biden'in ekibi bugünlerde Orta Doğu'dan çok Çin'e odaklanmış durumda. Biden, Türkiye ile doğrudan karşı karşıya gelme riskini almak yerine, Afganistan'da gösterdiği gibi savaşları sona erdirmek istiyor.

“Kürtler dünyadaki en büyük devletsiz millettir”

Bu durum da Kürtleri kendi kaderine terk ediyor. Kürtler dünyadaki en büyük devletsiz millettir. Bu aşamada Bağdat'ın Kürtlerin bağımsızlık yolunda gitmek istediğini sanmıyorum, ama Irak anayasasının şu anki durumuyla Kürdistan bağımsız olması durumunda daha güçlü olacağını savunanlar da var.

Panelde en etkili yorumlardan biri şu an Amerikan Girişim Enstitüsü'nde yer alan ve bir zamanlar CIA için askeri analist olarak çalışan ve bir Irak-Körfez uzmanı olan Ken Pollock'tan geldi. Pollock, ABD'nin potansiyel bir Kürt devletine destek vermesine şiddetle desteklediğini belirtti, ancak "Kendi kaderini tayin hakkının uluslararası ilişkiler için iyi olduğunu, fakat uluslararası hukuk için her zaman iyi olmadığını" kabul etmemiz gerektiğini söyledi.

Panelden çıkardığım şey, (kendim de dahil olmak üzere) Kürdistan söz konusu olduğunda duygusallık ve romantizmin hafifletilmesi gerektiğiydi. Bağımsızlığa kavuşmak için geniş bölgesel desteğin olması şart. Çünkü destek olmadan, Kürtler ekonomik izolasyon, potansiyel olarak kuşatılmış bir ülke ve düşman komşular riskiyle karşı karşıya kalacaktır.


⇔ Çeviri: PeyamaKurd 

 


⇒ Farklı konulardaki analiz ve görüşlere bu LİNK üzerinden ulaşabilirsiniz