image

PeyamaKurd - Ukrayna'daki savaşın uzun bir süre, belki de yıllarca devam edeceği açık ve net. İngiliz Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü (RUSI) tarafından geçen ay yayınlanan bir analiz, Moskova'nın uzun ve zorlu bir savaşa hazırlandığını vurguladı. Öte yandan, Atlantik'in bu yakasında, Washington ve NATO'nun savaşı kazanması için Ukrayna'yı desteklemesi gerektiği konusunda bir fikir birliği var.

ABD'nin son Şam Büyükelçisi Robert Ford, Ukrayna’daki savaşa yönelik bir analiz yazısı ele aldı. Ford, savaşın uzun bir süre, belki de yıllarca devam edeceği açık ve net iddiasında bulunarak, “Ancak kimse "Savaşta zafer"in ne anlama geldiğini açıklamıyor” yorumunu yaptı.

“Zafer, Kırım ve Donetsk'i geri alması gerektiği anlamına mı geliyor?”

Buradaki pek çok uzman, kendi açılarından Washington'ın Ukrayna'nın toprakları üzerindeki egemenliğini savunmasını sağlamaya çalışması gerektiğine inanıyor- ama hangi alanlarda?

Zafer, Ukrayna'nın, Putin'in 2014'te ele geçirdiği Kırım ve Donetsk'i geri alması gerektiği anlamına mı geliyor?

7 Nisan'da G7 dışişleri bakanlarının Moskova'ya tüm askeri güçlerini Ukrayna'nın "uluslararası kabul görmüş sınırları içindeki bütün topraklardan" geri çekmesi çağrısında bulunduğunu belirtmekte fayda var. Görünüşe göre, buna Kırım ve Donetsk de dahil.

İlgili bağlamda, prestijli "Atlantik Konseyi" kuruluşu geçen ay Biden yönetimine Ukrayna'nın hiçbir yerinde Rus egemenliğini tanımama çağrısı yaptı. Etkili Foreign Affairs dergisi bu ay, Washington'ın Ukrayna'ya bir uzlaşıyı müzakere etmesi için baskı yapmaması gerektiğini tavsiye eden bir makale yayınladı. Keza Washington Post Biden yönetimini "en yüksek kararlılığı" göstermeye çağırdı.

Şu ana kadar, Biden yönetimi bu tavsiyeyi, hatta daha fazlasını takip ediyor gibi görünüyor. Savunma Bakanı Austin, 24 Nisan'da Kiev'e yaptığı ziyaretten sonra, ABD'nin Rusya'yı zayıflatmayı ve askeri gücünü yeniden inşa etmesini engellemeyi hedeflediğini söyledi. Kendimize karşı dürüst olmalıyız; Rus ordusu düşündüğümüzden çok daha zayıf, Kiev'i alamaz ve Varşova ya da Berlin'e kesinlikle ulaşamaz.

“NATO, Moskova'ya karşı bir vekalet savaşı yürütüyor uyarısı”

Yine de Austin, Amerikalıların Rusya'nın gücünü yeniden inşa etmesini engellemeyi hedeflediklerini ve Ukrayna'nın bu stratejinin bir parçası olduğunu söyledi. Bu bağlamda, Biden yönetimi Kongre'den Ukrayna'ya 20 milyar dolarlık askeri yardım da dahil olmak üzere 33 milyar dolarlık ek yardımı (2021 yılında Rus askeri bütçesinin yaklaşık 62 milyar dolar olduğunu belirtelim) onaylamasını istedi.

Kongre kendi adına bu yardım paketini kabul edecektir. Dahası, Biden yönetimi ABD medyasına, ABD istihbaratının Ukrayna'nın "Moskova" kruvazörünü batırmasına yardım ettiğini ve savaş alanlarında faydalı istihbarat sağladığını söyledi.

Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, 26 Nisan'da NATO'nun Moskova'ya karşı bir vekalet savaşı yürüttüğü konusunda uyardı.

2020'de başkanlığa aday olan ve yeniden aday olmayı planlayan Demokrat Kongre üyesi Seth Moulton, 7 Mayıs'ta Fox News'e Washington'ın Rusya ile "esas olarak savaşta" olduğunu söyledi ve Ukrayna savaşının bir vekalet savaşı olduğu görüşüne katıldı.

“ABD, Soğuk Savaş’tan bu yana vekalet savaşı vermedi”

Soğuk Savaş'tan bu yana geçen 40 yıl içinde ABD, Moskova yakınlarında hiçbir zaman bir vekalet savaşı vermedi. Bazı uzmanlar bilhassa savaşın genişleme tehlikeleri konusunda uyarırken, Putin'in uzun bir çatışmaya hazırlanması şaşırtıcı değil. Dikkat çekicidir ki Rusya, Ukrayna içinde Batılı askeri teçhizatları cephe hatlarına taşıyan ulaşım altyapısını hedef almaya başladı bile.

Pek çok kişi Rusya'nın Ukrayna şehirlerine ve iletişim altyapısına daha fazla saldırı düzenleyeceğini tahmin ediyor. Putin'e gelince, Avrupa'ya daha fazla mülteci akını ve küresel enerji fiyatlarındaki artışın özellikle Avrupa'da ekonomik durgunluğa neden olması durumunda ortaya çıkacak siyasi sorunları memnuniyetle karşılayacaktır.

Buna ek olarak, Harvard Üniversitesi'nden Stephen Walt gibi bazı analistler, Rusya'nın nükleer silah kullanma tehditlerine dikkat etmemiz konusunda ısrar ediyorlar.

“Putin’in taviz verme isteği şu ana kadar net değil”

Uzun bir savaş riskinden kaçınmak için, tüm tarafların vereceği tavizlerle müzakere edilmiş bir çözüm bulunmalı. Ancak, Putin'in taviz vermeye istekli olup olmadığı şu ana kadar net değil. Kırım'dan çekilmesi düşünülemez. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski de Putin'in Ukrayna ordusunun mevcudiyetini azaltma talebini kesinlikle reddedecek.

ABD tarafında, Rusya'nın uzun vadede zayıflatılması, Rus ekonomisine yönelik teknolojik ve ticari yaptırımların ve kısıtlamalarının hafifletilmesini geciktirecek.  ABD, Ukrayna NATO üyesi olmasa bile Ukrayna ordusuna askeri yardım sağlamaya devam etmek isteyecek.

Ancak Putin kendisini Ukrayna ve Batı'nın sonsuz bir düşmanlığı ile karşı karşıya bulursa, küresel istikrarı sağlamaya çabalamak için hiçbir motivasyonu da olmayacak.  Şimdiye kadar, Washington'da bu uzun vadeli sorunlarla ilgili kayda değer çok az tartışma olduğunu görüyoruz, çünkü yetkililer ve düşünce kuruluşları ne anlama geliyorsa gelsin sadece savaşta zafer kazanmaktan bahsediyorlar.

“Çin, Rusya'nın başarısızlığından memnun olamaz”

Durumu uzaktan izleyen Çin Devlet Başkanına gelince, Rusya'nın askeri başarısızlığından memnun olamaz. Başkan Biden'ın Çinli mevkidaşını Rusya'ya askeri veya ekonomik yardım sağlamaması, aksi takdirde Çin'in diğer büyük ekonomilerin ihracat pazarlarında yaptırımlar ve kısıtlamalarla karşı karşıya kalacağı konusunda uyardığını belirtmekte fayda var.

Şubat ayında Moskova ve Pekin dostluklarının sınırsız olduğunu deklare etmişlerdi, ancak 3 ay sonra Pekin bu ihracat pazarlarına ihtiyacı olduğunun ayrımına vardı. Bu nedenle, en azından şimdilik, Rusya ile ilişkisinin sınırları olması gerektiğine karar verdi.

Pekin, ABD'nin Ukrayna'ya yaptığı askeri yardımın Asya’daki Amerikan kuvvetlerine ve müttefik kuvvetlere gitmediğini de anlamalı. Çinli liderlerin, İran gibi daha küçük ülkelerin nasıl bir gün Çin'in, ABD’ye karşı mücadelesinde vekilleri haline gelebileceğini düşündüklerine şüphe yok.