image

PeyamaKurd - Ukrayna savaşının ikinci dereceden etkileri elbette çoktur. Ancak en önemli etkilerinden biri, Türkiye'nin Kürtlere yönelik baskıyı yoğunlaştırarak Batı'nın caydırıcılık potansiyelini artırma arzusundan nasıl yararlanmaya çalıştığı konusudur.

Hindistan merkezli günlük İngilizce gazete The Statesman, “Kürt sorunu” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Ankara'nın, İsveç ve Finlandiya'nın NATO’ya katılmasına karşı çıkması, aynı zamanda PKK üzerindeki askeri ve siyasi baskıyı artırdığı için bu bağlamda ele alınmalıdır.

“Kürt meselesi Batı-Türkiye ilişkilerinde merkeze yerleşiyor”

Batı Asya uzmanı Ranj Aladdin'e göre Demokratik Suriye Güçleri (DSG), Suriye iç savaşının başlaması ve IŞİD'i yenmek için ABD ile müttefik olması hızlı yükseliş yaşamalarına neden oldu. Kürt sorunu, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ve ABD ile senelerdir yaşadığı meselelerden biri olmuştur.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Suriye’de Kürtlerin oluşturduğu ‘özerk bölgesi’ dağıtmak için Suriye'nin kuzeydoğusuna (Rojava) birkaç askeri harekât gerçekleştirdi.

Aladdin, Türkiye'nin Kürtleri bastırma politikası nedeniyle Batı'nın desteğini bekleyen İsveç ve Finlandiya'nın, NATO üyelik başvurularını engelleyebileceğine değiniyor.

Erdoğan'ın, NATO'nun İskandinavya’da genişleme planlarına vereceği desteğin bedeli olarak Türkiye'nin savunma sanayisine yönelik ambargoların kaldırılması da dahil olmak üzere Batı'dan başka tavizler almaya çalıştığı da düşünülüyor.

Ankara'nın İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya katılımına karşı çıkması, Kürt sorununu Batı-Türkiye ilişkilerinde merkeze yerleştiriyor.

“AB ve ABD Kürtleri feda etmeye razı mı?

Peki AB-ABD ittifakı, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından güvenlik çıkarlarını yeniden ayarlarken hem Kürtleri hem de IŞİD'e karşı verdikleri mücadeleyi feda etmeye razı mı?

Ne de olsa, Kürtlere karşı iddia edilen insan hakları ihlalleri, rutin hale geldiğinden, ilk olarak Türkiye'nin, Batının kanatlarını kırmasına izin veriyor ikincisi ise ideolojisi, Batı dünyasına varoluşçu bir tehdit oluşturuyor.

Türkiye'nin PKK ile olan çatışması, Avrupa ve Amerika ile ilişkilerinde uzun süredir karmaşık bir hale gelmiş durumda.

“2013’teki gibi bir süreç artık geçmişte kaldı”

Şimdi, Ukrayna çatışmasının ikinci dereceden etkileri de işin içinde. Kürtler için bunun anlamı, Türkiye’nin Suriye’de Kürtler ile savaşının ardından 2013’teki barış süreci gibi bir açılımın artık kesin olarak geçmişte kaldığıdır.

Rus hava savunma sistemlerini satın almasının da gösterdiği gibi zaten Rusya'ya yakınlaşan Ankara'nın, Batılı muhataplarına güvenlik endişelerinin her şeyden önemli olduğunu açıkça ilettiği düşünülüyor.

Kürtleri yenmek bu gündemin merkezinde yer alıyor. Avrupa kıtasının hem (İskandinav) kuzeyinde hem de (Türkiye) güneyinde NATO aracılığıyla hareket ederek caydırıcılığını nasıl pekiştireceğine karar vermek Batı'nın asli görevidir