image

PeyamaKurd Özel – Geçen yılın Aralık ayında ABD Başkanı Donald Trump, ABD birliklerin Suriye'den geri çekilmesi hakkında tweetledi. Trump’ın söz konusu tweetinde, IŞİD’i mağlup ettikleri ve ABD kuvvetlerinin eve dönme zamanı geldiği yazıyordu.

ABD geçen bu zamana kadar, 1991’de Irak’a yaptığı gibi Suriye’deki Kürtler için de dostane bir bölge yaratmayı faaliyete sokabilir. The National Interest geçtiğimiz günlerde, ‘Suriye’de, Irak’taki Kürtler gibi uçuşa yasak bölge yaratarak koruma altına alınabileceklerini, aksi takdirde Rusya ve İran’ın bölgede söz sahibi olacaklarını’ vurgulayan bir makale yayımlandı.

‘Bombalama Trump’a bir mesaj mı?

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) zaferini ilan etti fakat IŞİD’in bitmediği aşikâr. Hatırlanacağı üzere, terör örgütü IŞİD geçtiğimiz aylarda, Suriye'de bir intihar bombacısının kendisini patlatıp dört Amerikalıyı öldürdüğü misillemede, bölgede ufak çaplı kendi göstermeler ile hala canlı olduğunu gösterdi. Ayrıca IŞİD lideri Bağdadi’nin geçtiğimiz aylarda yayımlanan son görüntüleri de bu tezi güçlendirdi.

IŞİD halifeliği solmuş olabilir, fakat örgütün Suriye ve Irak'ta fanatiklerinin olduğu tahmin ediliyor. Ki ABD’nin diplomatik kanadından yapılan birçok açıklamalar da bu konunun hala aktif olduğunu gösteriyor.

Belki de bu bombalama eylemi ve Bağdadi’nin görüntüleri, Trump’a terör örgütünden gelen bir mesajdı. Sebebi ne olursa olsun, ABD, Orta Doğu’da kilit bir figür olarak kalmaya niyetliyse, karada değilse bile havadan Suriye’de görünmesi gerekir.

‘SDG, Türkiye tarafından katledilme riski altında’

Bu, kesinlikle yapılacak en doğru şey. Kürt liderliğindeki müttefiklerimiz Suriye Demokratik Güçleri (SDG), IŞİD’e karşı zafer kazandı ve örgütün bitişini müjdeledi. Fakat örgütün tam manası ile bitmediği, liderinin yakalanmadığı, sivillerin ellerinde olduğu ayrıca her an patlak verebileceği gerçeği de söz konusu. SDG ayrıca IŞİD’lilerin yargılanması için uluslararası mahkeme talep ediyor.

SDG, ABD’nin NATO müttefiki olan Türkiye tarafından katledilme riski altında. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan birçok açıklamasında Kürtleri oradan çıkarıp yerine desteklediği yerel/radikal ve dinci grupları yerleştirmeyi açıkça dile getirdi.

…Ancak Kürtler en büyük yerel güçler. 

SDG bölgelerindeki sivil nüfus yaklaşık dört milyona ulaşıyor ve SDG'nin, hem kadınları hem de erkek olan tahminen altmış bine yakın savaşçısı bulunuyor. SDG'de temsil edilen etnik ve dini gruplar arasında Kürtler, Araplar, Êzdîler, Müslümanlar ve Hıristiyanlar bulunuyor. 

Rojava’da sadece, Kürtlerin ve ortaklarının güvenliğini garanti etmek değil, aynı zamanda kendilerini yönetmelerine de izin vermek ABD'nin sorumluluğundadır.

ABD Suriye’deki nüfuzunu korumasını istiyorsa, Başkan Trump’ın birkaç uygun seçeneği var

  • Birincisi, Amerikan kuvvetlerini Suriye'den çekme kararını geri almak. Ancak bu pek olası değil. 
  • İkincisi, Türkiye'nin, Suriye Demokratik Güçlerine karşı saldırganlığını önlemek için Türkiye ile Suriye arasında tampon bölge yaratma konusunda istekli Avrupalı devletlere destek vermesi. Bu, Türkiye’nin kendi kuvvetlerinin Suriye’de olmasını talep ettiği için zor bir seçenek. 
  • Üçüncüsü, Türklerin, Kürt “ katliamını ” önlemek için Suriye'nin kuzey doğusunda bulunan uçuşa yasak bir bölgeyi (UYB) faaliyete sokmak.

Saddam Hüseyin’in Irak’taki Kürtleri tehdit ettiği 1991’den önce bir ‘Uçuşa yasak bölge’ daha önce başarıyla denenmişti. Karadaki birlikleri olmadan ABD, İngiltere ve Fransa ile koordineli olarak bir UYB seçeneği uyguladı. 

Bu, Kürtlerin güvenliğini - bugüne kadar - ve sonunda Kürdistan Bölgesel Hükümeti'nin (KBY) oluşturulmasına izin verdi. 

Kürdistan Bölgesi, ABD'ye son derece yardımcı oldu. Kürdistan, 2003 Irak savaşı sırasında bir ABD askerinin savaş boyunca hayatını kaybetmediği, Irak'ın tamamındaki en güvenli limandı.

‘Trump, Kürtler için başka bir bölge yaratma imkânına sahip’

Bugün Başkan Trump, Orta Doğu’da Kürtler için başka bir bölge yaratma fırsatına sahip. Fakat bu yalnızca ABD’ye değil, Batı’nın geri kalanına da bakıyor. SDG, 1991 yılında Iraklı Kürtlerden çok daha iyi durumda. SDG, seçimler yaptı, farklı din ve etnik kökenlerden temsilcilerle yerel konseyler oluşturdu ve kadınların erkek olarak eşit katılımına izin verdi. SDG, 2015'ten beri kendi kendini idare eden bir kurum. SDG'nin tüm eksikliği, havadaki güvenliğidir.

Bir UYB’nin uygulanması, Fransa gibi ülkelerin, Türkiye’yi istila etmekten caydırmak için birliklerini karada tutmalarını gerektirecektir. Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron, Amerikan askeri üyelerinin kaybının ardından bir yıl daha Fransız kuvvetlerini Suriye'de tutacağına söz verdi. İngilizler ve Hollandalılar gibi diğerleri de Amerikan hava gücüne sahip oldukları sürece SDG'ye kara birlikleriyle yardım etmeye isteklidirler.

 ‘Kürtler, Esad ya da Rusya’ya yaklaşabilir’

ABD’nin bölgedeki güvenilirliği aksi takdirde risk altındadır. Bu durum SDG yöneticilerini, Esad ya da Rusya ile anlaşma yapmaya da itebilecek kritik bir faktördür.

ABD, Suriye'nin 2011’e (Devrim öncesi) dönmesine izin veremez. Birliklerin geri çekilmesi Esad rejimini meşrulaştıracak, İran’ın genişlemesine izin verecek ve Rusya’yı güçlendirecek.  Fakat tüm bu olasılıklar, Rojava’da uçuşa yasak bir bölgenin oluşturulması ile beraber önlenebilir.

 

Çeviri | PeyamaKurd