image

PeyamaKurd - Rojava’daki birlik görüşmelerinin üçüncü aşaması iki gün önce ENKS ve PYNK temsilcilerinin bir araya gelmesi ile başladı. Bu aşamada taraflar, birlik konusuna büyük engel olan bazı maddeleri görüşecek. 

Bunlardan biri okul ve eğitim konusu. Eğitim Kürt milleti geleceği açısından çok önemli bir konudur. Bundan ötürü siyasetin dışında tutulmalı ve eğitim konusunda demokratik hukuk devleti olma prensipleri esas alınmalıdır. 

Rojava Kürdistan’ında şu an verilen eğitim hiçbir kurum ve ülke tarafından kabul görmüyor. Yani Kürt çocukları ve gençlerinin Rojava’dan aldığı karne, diploma tarzı belgeler dünyanın hiçbir yerinde kabul edilmiyor. Bundan dolayı Rojava’da verilen eğitim ve sisteminin bir an önce değiştirilmesi gerekiyor. 

Şu an Rojava’daki eğitimin durumu: 

Ezilen bir milletin çocukları ancak sağlıklı bir eğitim ile ulusal duygu ve düşünceye sahip olabilirler. Tarih yanıltıcı ve doğru olmayan veriler üzerine değil, gerçek ve doğru bir temele dayanarak yazılmalıdır.İşgalci devletler Kürtlerin tarihini kendi pencereleri ve çıkarları üzerine dizayn ettiler. İnsan bu durumu bir yerde anlayabiliyor, bu normaldir. Ama kendilerini Kürt milletinin hak savunucuları ve temsilcileri gibi lanse eden bazı Kürt kurumlarının Kürt tarihini çarpıtma ve kendi çıkarlarına göre yazma hakları asla kabul edilemez. 

Kürt tarihini çarpıtmak hiçbir Kürt kurumunun hakkı değil. Çünkü tarihi çarpıtmak ve karmaşık hale getirmek doğru bir eğitim ve öğretimin önünde sürekli bir engel olarak kalacaktır. Bu yaklaşım Kürt çocuklarının geleceğini de karartacaktır. Aynı zamanda sözümona Enternasyonalist bir neslin yetişmesine zemin hazırlayarak, Kürdistani/milliyetçi duygulardan uzak, bir neslin yetişmesine zemin hazırlayacaktır. Bu durum da şüphesiz hem Kürt çocuklarının geleceği hem de Kürt/Kürdistan’ın elde ettiği başarı ve kazanımlarının önüne engel olarak çıkacaktır. 

Rojava’daki Tarih Komitesi (ki onların deyimi ile Kuzeydoğu Suriye) PKK ve PYD’nin iktidarına bağlıdır. Bu komite Rojava’daki okullar için ders kitapları hazırlamış. Söz konusu kitap Komünist ve Stalinist zihniyet ile hazırlanmış olacak ki, kitabın okul eğitimi ile hiçbir alakası bulunmuyor.

İnsan kitabı okuyunca kendini Rojava’da değil, Rusya, Çin, Vietnam, Kamboçya, Küba ve Hindistan'da gibi hissediyor. Söz konusu kitapta Kürt çocuklarına ulusal ve milliyetçi değerlerin öğretilmesi yerine, solcu ve farklı ideolojiler entegre ediliyor. 

Kitap, kapitalizmin analizi ile başlıyor ve kapitalizme yönelik başkaldırılardan, kapitalizmin Orta Doğu’daki ve Kürtlere etkilerinden bahsediliyor. İnsan kitabı okuyunca sanki Kürtlerin kapitalizmden başka bir derdi yokmuş ve eğitim de kapitalizm karşıtı olmadan alınamazmış gibi hissediyor. Kısacası söz konusu kitap Stalinist zihniyet ile bir birey için hazırlanmış gibi duruyor. 

Acaba Kuzey, Güney ve Doğu Kürdistan’daki kaç Kürt bu ‘Komünist ders kitabından’ haberdardır? 

Tüm dünya uluslarının Stalinist sistemini terk ettiği 21'inci yüzyılda; Kandil taraftarları 'kapitalist' ve 'emperyalist' dedikleri Amerika, Fransa, Britanya ve Almanya gibi ülkelerin koruması altında, Kürt çocuklarına Stalinizm dersleri veriyorlar. Peki, Kürt çocukları Stalinizm fikirleri ile aldıkları eğitim sonrası hangi ülkede bu eğitimlerini devam ettirecekler? Kürt çocukları neden Kapitalizm ve Batı medeniyeti düşmanlığı ile büyütülüyor? Kimin Kürt çocuklarını bugün Kürtlere ve Kürdistan'a yardım eden ‘kapitalistlere’ karşı doldurmaya hakkı var? 

Tarih Komitesi, söz konusu kitapta sadece kapitalizm ve Batı karşıtlığı yapmıyor. Kitapta, Castro gibi bir diktatörden, solu temsil eden Che Guevara, Çin devrimi, Vietnam devrimi, ve Cezayir'in ‘kahramanlarından’ bahsediyor. Gandi’den tutun ta Mandela’ya kadar kitapta bahsediliyor. 

Kitapta elbette Kürtlerin ayaklanmaları ve devrimlerinden de bahsediliyor. Kitapta emirlerin ve şeyhlerin devrimlerinden bahsediliyor. Kürt çocuklarına yönelik kitapları hazırlayanlar, çok eksikler ve bazı konularda yaptıkları kabul edilemez durumları da gizleyemiyorlar. Özellikle Güney Kürdistan’dan bahsedilirken bu göze çarpıyor. Kitapta, Şeyh Said ayaklanması, Seyid Rıza, Şeyh Mahmut Berzenci ve diğerlerinden bahsedilirken, Barzanilerin ayaklanmalarından bahsedilmiyor üstelik yanlış bilgiler aktarılıyor.  

Onlara göre sözde Barzaniler, Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti’nin inşaa sürecinde faal olmamışlar. Hatta Molla Mustafa Barzani’nin aynı yıllarda Güneyde Kürdistan Demokrat Partisi’nin kuruluşunda bile hiçbir rolü olmamıştır. İbrahim Ahmed KDP’yi kurmuş ve ilk parti başkanı olmuştur. Söz konusu kitaba göre, Abdulkerim Kasım’ın 1958 yılında Irak Kralı 2. Faysal’a yaptığı darbeden sonra Molla Mustafa Barzani, Sovyetlerden dönmüş ve o da İbrahim Ahmed’e karşı darbe yaparak KDP’yi, Barzanilerin hizmeti altına almış. 

Bu iftira ve töhmetlik Apocu zihniyetin bir ürünüdür ve kurulduklarından beri Barzani karşıtlığı üzerine çalışmaktadırlar. Şimdi de Kürt çocuklarını Barzanilere karşı düşman ve  dezenformasyonlar ile (doğru olmayan bilgiler) yetiştiriyorlar. 

Aynı Baas rejimi gibi! 

Aynı Kemalist sistem gibi! 

Kendileri de iyi biliyorlar ki KDP, Güney Kürdistan’da kurulurken Mahabad’da bulunan Molla Mustafa Barzani ilk parti başkan, Hamza Abdullah da birinci genel sekreter olarak seçilmişlerdir. İbrahim Ahmed’e karşı sözde darbe yapıldığı algısı doğru olmamakla beraber İbrahim Ahmed’in 1964 yılına kadar KDP politbüro üyesi olduğu da Kürt tarihini az da olsa bilen herkes tarafından biliniyor. 

Şunu iyi bilmemiz gerekiyor. Kaos çıkarmak, gizlemek, inkar etmek, çarpıtmak Kürt ve Kürdistan düşmanlığından başka bir şey değildir. Ha işgalci devletler Kürt tarihini inkar edip çarpıtmışlar ha bazı sözde Kürt oluşumlar. Aralarındaki tek fark birinin dışarıdan birinin ise içeriden Kürt milletinin özgürlüğüne düşmanlık ediyor olmaları. Amaç ve hedefleri birdir. O da KDP ve Barzanilerin şahsında ulus-devlet ve Kürdistan’ın bağımsızlığına karşı düşmanlık.