image

PeyamaKurd - Rusya'daki yeni "demir perde" süreci, gittikçe ‘Soğuk Savaş’ dönemi kadar aşılmaz bir hale geliyor. Fakat Ruslar "uzayan savaşı" kazanabileceklerine 3 neden dolayı inanıyor durumdalar.

Ukrayna'nın son askeri saldırıları, birçok uzmanın Rusya'nın işgalinin nasıl sona ereceğine yönelik beklentilerini boşa çıkardı. Batılı destekçileri bile Ukrayna'nın Kharkiv'in doğusundaki başarıları karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi.

Ukrayna iki hafta içinde Rusya'nın altı ayda kazandığından daha fazla bölgeyi tekrar ele geçirdi. Rus uzmanlar ise buna rağmen, savaşın başlamasından bu yana geçen yedi ay içinde olduğu gibi yine savaş ve dünyanın genel durumu hakkında çok sayıda hikayeyi telkin ediyorlar.

Rusya içinde, savaşa karşı olan iç siyasi muhalefet acımasızca bastırıldı. Hatta bazı yönlerden bu yeni "demir perde" süreci, Soğuk Savaş dönemindeki kadar aşılmaz bir hale geldi.

Fakat Rus önde gelenlerinin dünya siyasetinin geleceği hakkında nasıl düşündüğünü anlamak adına Rusların kendilerine anlattığı ve "uzun vadede Rusya'nın kazanacağını" öne sürdükleri hikayelerden üçüne göz atmakta fayda var.

1- Batı zayıf ve değersiz

Rus önde gelenlerinin öne sürdüğü en yaygın anlatı, Batılı demokrasilerin Ukrayna'ya sürekli destek verme cesaretinden yoksun olduğudur.

Rusya'nın şu anki stratejisinin temel ilkesi, Moskova'nın Batı'yı bekleyebileceği ve burada iç uyumsuzluğun ve yorgunluğun kaçınılmaz olarak devreye gireceğine inandıklarıdır. Rus seçkinleri Putin'in Batı'nın zayıf olduğunu düşündüğünü, savaştan bıkacaklarını ve bir noktada pes edeceklerini ifade ettiğini dile getiriyor.

Hiç şüphe yok ki, Batı siyaseti bu dönemdeki istikrarsızlıktan etkilendi. Putin'in Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana geçen yedi ay içinde İngiltere Başbakanı Boris Johnson görevi bıraktı, İtalya Başbakanı Mario Draghi istifa etti, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un partisi meclis çoğunluğunu kaybetti...

Rusya, NATO'nun Ukrayna ile ilk dayanışma gösterisine şaşırmış olsa bile, Putin Batı desteğinin çöküşünü beklemekle yanlış mı yapıyor?

Bu soruya kesinlikle evet cevabı verilebilir. Çünkü Batı'nın kararlılığının yıpranmasını önlemeye yardımcı olan bir güç var: Rusya'nın kendisi.

Putin'in savaş uzadıkça ortaya koymaya zorunlu olduğu stratejisi de bunu gerektiriyor. Putin'in, kalkın savaşa desteğini sürdürmek ve Rus eylemlerini devam ettirmek için Batı'yı kızdıracak yollara girmekten başka seçeneği yok.

2- Çin, Rusya'nın can damarı olacak

Rus seçkinlerin bir diğer hikayesi ise; ekonomik rekabet gücü ve teknolojik değişimle ilgili sorular sorulduğunda, Batı yaptırımları zorlasa bile Çin, Rusya'nın “kara şövalyesi” olacak yaklaşımı olarak göze çarpıyor.

Ruslar, Çin'in yaptırımların neden olduğu kısa vadeli darbeleri tazmin edeceğine inanıyor.

Bu hikâyeye göre, önümüzdeki on yıl zor olsa bile, 2032 yılına kadar ABD, Çin-Rus eksenini durdurmaktan aciz olacak.

Kulağa oldukça rahat bir ilişki gibi geliyor! Ancak savaş ilerledikçe, bu dostluğun bazı katı sınırları da ortaya çıktı. Çinli firmalar işgalden sonra uygulanan ABD yaptırımlarına karşı gelmek konusunda Rusya'ya silah desteği vermek konusunda isteksiz davrandılar.

Çin ve ABD arasındaki tüm ekonomik ayrışma ve mücadeleye rağmen, Çin'in Batı'ya ihracatı geçen yıl rekor seviyelere yükseldi. Ve Çin, Rusya savaşı nedeniyle Batı yaptırımlarına maruz kalarak bu büyük pazarı asla kaybetmek istemiyor.

Sonuç olarak Çin kağıt üzerinde Rusya'nın dostu olabilir. Ancak kendi çıkarlarını baltalamak pahasına Rusya'yı kurtarmaya yönelik hamleler yapması pek olası değil.

3- Teknoloji yaptırımlar Rusya için zorlayıcı olmayacak

Bu aslında, Putin'in bile zorluklar yaşandığını kabul ettiği birkaç alandan birisi. Rusya'ya savaşın başlamasından bu yana, yüksek teknoloji ürünleri konusunda çok ciddi yaptırımlar yapıldı.

Teknolojik yenilik konusunda, Rusya'nın küresel bilim camiasından dışlandığı için yapay zekâ konusunda da rekabetçi kalamayacağını söylemek yanlış olmaz.

Rusya, şubat ayında başlayan işgalden önce yapay zeka konusunda zaten gerideydi ve yakın tarihli bir raporun sonucuna göre, “Rusya'ya yapılan yüksek teknolojili Batı ihracatındaki kısıtlamalar, muhtemelen Rus yapay zeka sektöründe şimdiden tıkamış” görünüyor.

Özetle anlatılan hikâyenin aksine, Rusya'nın Batılı yatırımları birdenbire geride bırakarak teknoloji konusunda gelişme şansı sıfır. Bunun üzerine bir de savaşın başlamasından bu yana on binlerce Rus bilişim personelinin ülkeden kaçması gerçeği eklenince durum Rusya için daha da zor bir hal alacak gibi görünüyor.

Rusların hikayeleri; sadece kendilerine söyledikleri ve sonuçlarına acı bir şekilde katlanacakları pahalı yalanlardan ibaret.


Real Clear Defence:

Çeviri-Düzenleme | PeyamaKurd

Bu kategoride yazarlar tarafından ifade edilen görüşler, kendilerine aittir ve PeyamaKurd’un bakış açısını yansıtmayabilir.