image

PeyamaKurd - Türkiye, ABD'nin siyasi ve ekonomik baskısına rağmen Suriye’de, Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) bölgesel ağlarını zayıflatıyor. ABD, 2023 seçimleri ve sonrasında Ankara'nın olası kara operasyonuna karşı baskı yapmaya devam etmelidir.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği 14 Eylül'de yayımladığı bildiride, "Suriye, daha geniş çaplı bir savaşa dönüşü göze alamaz, ancak oraya doğru gidiliyor olabilir” ifadelerine yer verdi.

Suriye'nin cephe hatları Mart 2020'den beri donduruldu ve hatlar arası ve isyancı saldırılar neredeyse her gün sürdü. Bununla beraber, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, ile güçlerini Suriye'den tamamen çekilebileceğine yönelik spekülasyonlara yol açarak büyük bir güç boşluğu oluşturdu.

‘Suriye’deki çatışmalar beş alanla çevrelenmiş durumda’

Suriye'deki çıkmaza en büyük katkılardan birisi de Türkiye'nin, Mart 2020'de Rusya'ya imzalattığı ve ülkedeki son büyük cepheyi donduran "kuzeybatı ateşkes anlaşması"dır.

O günden bugüne (neredeyse üç yıl) Suriye'deki çatışmalar 5 alanla çevrelenmiş durumda:

1) Rojava’daki Türk insansız hava araç saldırıları, bombardımanı ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yaşanan çatışmalar,

2) İdlib cephe hattı boyunca yaşanan bombardıman ve çatışmalar,

3) Suriye'nin kuzeybatısında, büyük ölçüde Türkiye tarafından desteklenen Suriye Milli Ordusu (SMO) olarak bilinen gruplarla Heyet Tahrir el-Şam'ın (HTŞ) arasındaki iç çatışmalar,

4) Suriye'nin güneyinde rejim, eski isyancılar ve IŞİD örgütü arasındaki çatışmalar,

5) Suriye'nin merkezinde rejim güçlerine karşı Suriye Demokratik Güçleri’nin varlığı ve IŞİD isyanları

‘Çatışmaların şiddetlenmesi halinde karşımıza çıkacak iki senaryo’

Bu çatışmaların ötesinde eğer potansiyel tırmanma olursa, bazı önemli tetikleyici unsurlar da yaşanacaktır. 

Birincisi; büyük olasılıkla Türkiye'nin PKK uzantısı olarak gördüğü ABD destekli SDG'ye karşı yeni bir kara harekâtı düzenlemesi olasılığıdır. Zira Türkiye, 2022 yazından bu yana SDG kontrolündeki bölgelere karşı bir saldırı başlatma niyetinde olduğunun sinyallerini sık sık veriyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan SDG'nin kontorlündeki, hem yoğun nüfuslu hem de ekonomik merkezler olan Menbiç ve Kobani şehirlerinin hedefleri olduğunu da dile getirdi.

İkinci; potansiyel tetikleyici unsur ise İdlib'de olabilir. Bu cephe, bir tarafta Türk askeri konuşlandırmaları ve diğer tarafta Rusya'nın Şam'ı kısıtlaması nedeniyle uzun süredir donmuş vaziyette. Rejim ve milis çatışmaları sürüyor. Öte yandan Rusya da sivillerin evlerini aralıklı olarak bombalamaya devam ediyor.

“Çatışmalar Türkiye ya da Rusya'nın kontrolünün ötesine geçebilir”

Bu durumun, rejimin veya Rus saldırısının sonunda isyancı bir kara saldırısını tetikleme olasılığı bulunuyor ve bu noktada çatışmalar Türkiye ya da Rusya'nın kontrolünün ötesine geçebilir.

“Bütün bu dengeler ışığında eldeki temel soru, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin Suriye'yi nasıl etkileyeceğidir”

Bölgedeki liderler, zayıflamış ve dikkati dağılmış bir Rusya'dan kaynaklanan potansiyel boşluğu doldurmaya hevesli ve bunu pozisyonlarını güçlendirmek için kullanmak istiyorlar. Aynı şekilde uluslararası örgütler ve silahlı gruplar konumlarını güçlendirmek için çaba harcıyorlar.

Varlığının çoğunu Suriye’den çeken Moskova, artık bir zamanlar hareket ettiği şekilde Esad’ın askeri siperi olarak davranmıyor.

Ruslar ve Suriye, İdlib'in etrafına bir rejim duvarı inşa ettiler. Söz konusu güvenlik duvarı, SDG dışındaki hiçbir aktörün eşleşmeyi umamayacağı sayılarla destekleniyor.

‘Türkiye’deki seçimler ve ABD çekincesi…’

Türkiye'nin Ukrayna’daki savaşta oynadığı roller çok konuşuldu. Ankara ve Moskova, 2015'teki Rus müdahalesinden bu yana hassas biçimde "blöf -darbe" dengesinde hareket ediyorlar.

Suriye'deki Türk politikasını en büyük motive eden faktör, mültecilerin gelişini durdurmaktır. Bu konu hem iktidar hem de muhalefet partileri için kritik bir iç meseledir. Bundan mütevellit Türkiye, milyonlarca Suriyeliyi sınırın ötesine itecek bir rejim saldırısına izin veremez. Fakat aynı zamanda isyancıların rejimden toprakları geri almasına yardımcı olmak için Türk askerlerinin hayatını riske atmak da istemez.

SDG'ye karşı Türk askerinin hareketsiz kalışını dikte eden aslında Ruslar değil, aksine iç siyasettir.

Erdoğan'ın Suriye konusundaki kararlarıyla ilgili en fazla belirsizlik yaratan yaratan durum 2023'teki Türkiye seçimleri ve ABD'nin tepkisi ile karşı karşıya kalma çekincesi riskidir.

‘Türkiye, DSG’nin liderlik ağlarını zayıflatma fırsatı buldu’

Donmuş cephe hatlarına rağmen, Suriye'nin kuzeybatısındaki siviller hala rejim güçlerinin haftalık bombardımanına maruz kalıyor. Bölgede kötüleşen insani koşullar, IŞİD ve El Kaide hücrelerinin varlığını sürdürmesi için bir boşluk bırakıyor. Aynı riskler, Türk varlığını kalıcı olabileceği konusunda da yaşanıyor.

Suriye'nin kuzeydoğusundaki ABD destekli koalisyonun varlığı, hem IŞİD'in dönüşüne hem de Türkiye-Suriye’nin SDG'den yeni topraklar ele geçirme girişimlerine karşı birincil siper görevi görüyor.

Türkiye üzerindeki ABD siyasi ve ekonomik baskısı şu ana dek Menbiç veya Kobani'de yeni bir saldırı girişimini engelledi. Ancak, Türkiye'nin İHA saldırılarına kayıtsız kalınması, Türkiye’ye DSG’nin liderlik ağlarını zayıflatma fırsatını yarattı.

Rusya ise Ukrayna’daki savaşa odaklandığı için, Suriye'de giderek daha sınırlı rol oynayan zayıf bir aktör haline gelmiş durumda.

Politikacılar, Türkiye ve ABD’nin bölgedeki istikrarın garantörü haline geldiğini ve sadece onların mevcut anlaşmaların dayanıklılığını güçlendirme gücüne sahip olduğunu kabul edecek gibi duruyorlar.

Fakat ABD, 2023 seçimlerinde ve sonrasında Türkiye’nin herhangi bir kara saldırısına karşı baskı yapmaya devam etmelidir. Bunlar izlenmesi zor politikalar gibi görünse de bugünün Suriye'sinin altında yatan gerçek sebepleri ve bunların kırılganlığını göz ardı etmek, gelecekte tansiyonun yükselmesini neredeyse garanti etmek demek olacaktır.


Gregory Waters | Middle East Institute

Çeviri-Düzenleme | PeyamaKurd

Bu kategoride yazarlar tarafından ifade edilen görüşler, kendilerine aittir ve PeyamaKurd’un bakış açısını yansıtmayabilir.