image

PeyamaKurd - Irak genel seçimleri sona erdi. Seçimlerde en çok merak edilen yerlerden birisi ise Şengal’deki sonuçlardı. Sonuçlar ise PKK için oldukça şaşırtıcı ama Kürdistani Kürtler için oldukça normal idi. PKK’nin, Şengal’deki tüm manevralarına rağmen Şengalliler verdikleri oylar ile o toprakların asıl sahibinin kendileri olduğunu ve Kürdistan Yönetiminin de onları idare etme hakkının olduğunu gösterdiler.

“Şengal’deki sonuçlar PKK için neden hayati önem taşıyordu?”

PKK’nin Senegal’de kurduğu PADE (Partiye Azadiya Demokrasi a Ezidiyan)’ın bir adayı bulunuyordu. PKK söz konusu adayın kazanması için bölgedeki Araplar ve Haşdi Şabi ile ittifak kurmuştu. Şengal’deki seçim PKK için hayati bir önem taşıyordu. Çünkü orada bir vekilin çıkması durumunda Şengal’de PKK’nin “özerk yönetim” adındaki birimini meşru gösterecek ve Şengal’in Kürdistan’dan kopma süreci hızlanacak, en azından sürekli bu biçimde askıda kalacaktı.

PKK’nin seçimler için belirlediği 4 bağımsız adaydan da hiç bir tanesi seçimi kazanamadı. Hatırlanacağı üzere PKK, seçmenlerin Şengal’e girip oy kullanmasını engel olmuş ve seçim öncesi KDP konvoyunun da geçişini engellemişti.

Bunlara rağmen PKK’nin, Haşdi Şabi ile beraber hegemonyası altına aldığı Şengal’i de kapsayan seçim bölgesinde KDP’nin adayları ezici oy çoğunluğu ile seçildi.

Çıkan sonuçlar ise Şengal’in şu an içinde yer aldığı durum ve geleceği açısından önemli bir done haline geldi. Çünkü PKK’nin, Kürdistan Bölgesi’nde halk nezdinde bir karşılığı olmadığı da tasdiklenmiş oldu.

“Kerkük’te yapılmak istenenler Şengal’de de yapılmak istendi”

Şengal gerçeğinin aynısı Kerkük’te de görülüyor. Kerkük’te Irak güvenlik Güçleri, Haşdi Şabi ve onlarla birlikte hareket eden Türkiye yanlısı Türkmen cephesinin bütün zorluklarına rağmen Kürtler, 11 Kürsünün yarısından fazlasını (6 kürsü) kazandılar. Eğer bu zorluklar ile Kürtlerden kaynaklı bazı hatalaradan olmasaydı Kürtler en azından 8 sandalyeye de sahip olabilirlerdi. Ayrıca bu sayılara Kerkük ilinden alınan Kürt kaza ve nahiyelerinin de eklendiğini varsayarsak, Kerkük’ün Kürdistani statüsünün ne kadar güçlü olduğunu idrak edebiliriz.

Kerkük’ün, Kürdistani olmadığını ve Kürdistan coğrafyasından koparılması için her türlü çabayı sarf eden taraflar aynı çabayı Şengal için de sarf etmekten geri durmadılar. Öyle bir noktaya gelindi ki malum kesimler Ezidilerin de Kürt olmadığını, ayrı bir halk olduğu tartışmasını da gündeme soktular.

Söz konusu planlarında başarılı olamayan bu karanlık çevreler planlarının başarılı olması için Kürtlerin kendileri ile hareket eden kesimlerini devreye soktu. Ne yazık ki kendini Kürt örgütü olarak gören PKK, bu oyunun bir parçası oldu. Son 5-6 yıldan bu yana PKK, Haşdi Şabi ile birlikte Şengal’i, kendi hegemonyasına almış vaziyette.

O malum karanlık çevreler PKK’nin eli ile Ezidilere sözümona ‘Demokratik bir yönetim’ kurduklarını iddia ederek,  Şengal’in özgürleştiğini Ezidi halkının ise topraklarında özgür yaşadıklarını beyan ettiler.

“Şengal halkının olmadığı bir Şengal nasıl özgürleşiyor?”

Oysa IŞİD saldırılarından sonra topraklarını terk eden 500 bine yakın Şengalli hala Şengal’in topraklarının dışında Kürdistan yönetiminin oluşturduğu mülteci kamplarında yaşıyorlar.

Durum böyle iken sormak gerekiyor, “Şengal halkının olmadığı bir Şengal nasıl özgürleşiyor?”

PKK kanadı önceden Haşdi Şabi ile olan ilişkilerini saklıyordu. Fakat ilişkileri öyle bir seviyeye gelmişti ki saklanacak bir yönü de kalmamıştı. En basitinden örnek verecek olursak şu an da yapılan seçimlerde her tarafta yenilen Haşdi Şabi ve onlarla ortaklık yapan İran yanlısı örgütler, seçim sonuçlarını kabul etmediklerini beyan ettiler.

PKK de bunların korosuna dahil oldu ve seçim neticelerini kabul etmediklerini beyan ettiler. Bu, IŞİD’in Şii versiyonu olan Haşdi Şabi ile PKK’nin ortak bir strateji yürüttüğünün en basit ve sade örneklerinden sadece bir tanesi.

“Sonuçlar gösteriyor ki PKK’’nin Şengal’de halk nezdinde bir karşılığı yok”

PKK’’nin Şengal’de bir kitlesi bulunmuyor. Yanında bazı aileler var ve bu ailelerin gençleri YBŞ bünyesinde maaşlı biçimde askerlik yapıyorlar. Aileler de PKK ile hareket ediyor. Yani sayı olarak küçük, yapı olarak marjinal ve görece istikrarsız küçük aileler topluluğu olarak karşımıza çıkıyorlar. PKK bu kişileri oradan buraya, o eylemden bu eyleme götürüyor. Bunların sayısı bini dahi geçmeyen bir gruptur.

Fakat Şengal halkı kaldığı kamplardan oy kullanarak PKK’nin oluşturduğu ‘sözümona demokratik düzene’Hayır’ dedi. Şengal’in nüfusuna göre olan 3 parlamenter sayısını da KDP yani Kürdistan hükümeti aldı. Ezidiler, PKK ve Haşdi Şabi’den değil Kürdistan’dan yana tavır takındı.

PKK basını ise Şengallilerin sadece %10’un Şengal’de yaşadığına dair verileri yayınlamaya başladı. Örneğin, PKK basını seçimlerden önce sadece Duhok’ta 72 bin seçmenin bulunduğunu  yayınladı. (Bunların toplamı yani tüm aile fertlerini de sayarsak 250 bin arası bir sayıya tekabül ediyor.)

Bir de buna Erbil ve Süleymaniye’de yaşayan Ezidileri, Türkiye üzerinden yurtdışına göç eden 100 bine yakın Ezidiyi de eklersek Şengal’de ancak %10 nüfusun bulunduğunu görebiliriz.

%10’un küçük bir bölümü ise Haşdi Şabi ve PKK ile ortak hareket ediyor. Bunlar da Şengal halkının iradesini asla temsil edemez. Haşdi Şabi, Kürtlerin beklentilerine asla ama asla bir cevap olmaz. Bunun bilincinde olan Şengalliler, PKK’ye Şengal’i terk etmesi gerektiğini seçimlerde verdikleri oylar ile gösterdi.

“PKK’nin Şengal tiyatrosu son buldu”

PKK’nin Şengal tiyatrosu son buldu. Çünkü PKK’nin Şengal’deki varlığı ve sözde kurumları meşru değildi. Şengal halkı oyları ile PKK’yi veto etti. 

En dikkat çeken ayrıntı ise PKK’nin Şengal için ifade ettiği her şeyin tersi çıkması oldu.

PKK, “Şengalliler; Irak’a bağlanmak isityor” dedi oysaki Şengal halkı hiçbir Arap partisine oy vermedi, Kürdistan’ı istedi.

PKK, “Şengalliler KDP’yi asla istemiyor, işgalci görüyor” dedi ama Şengal halkının sandığından, üstelik PKK denetiminde oy kullanılan, sandıklardan tüm oylar KDP’ye çıktı.

10 Ekim seçimleri Şengal gerçeğini gün yüzüne çıkarttı. 10 Ekim, Kürdistan referandumunda ortaya çıkan ve Kürtleri satan 16 Ekim klikinin sahte ve milletine ihanet olarak yazılan bir tarih olmadı.

10 Ekim seçim sonuçları gösteriyor ki:

Şengal Kürdistanmış. Şengal meselesi Kürdistan bünyesi içinde çözüme kavuşmalıymış. Şengalliler PKK’yi kurtarıcı bir güç olarak görmüyormuş.