image

PeyamaKurd - ABD Başkanı Joe Biden, terör örgütü IŞİD lideri Haşimi El Kureyşi'nin ölümüyle sonuçlanan operasyondaki yardımları için Suriye Demokratik Güçlerine (SDG) teşekkür etti.

Orta Doğu’ya ilişkin önemli haber ve analizlere imza atan The National sitesi yazarlarından Willy Lowry, “Suriye Demokratik Güçleri: Amerika'nın IŞİD'e karşı mücadelede en önemli müttefiki” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazıda, SDG’nin ne kadar önemli bir güç olduğu ve son günlerde Haseke’de yaşanan IŞİD tehlikesinde SDG’nin önemine değinildi.

“IŞİD’le mücadelede önemli bir savaş gücü: SDG”

Suriye’nin iç savaşından birkaç yıl sonra (2015) kurulan SDG, IŞİD'le mücadelede başat bir rol oynamış ve ana omurgasının Kürtlerden oluştuğu önemli bir savaş gücü.

ABD'nin ve uluslararası koalisyonun önemli desteğini alan SDG, Rojava olarak bilinen Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin askeri kanadı olarak kuruldu. Ağırlıklı olarak Kürtlerin yer aldığı DSG saflarında çok sayıda Arap, Süryani ve Ermeni de bulunuyor. Ayrıca kadınları da (YPJ güçleri) mücadele içine dahil etmesiyle biliniyorlar.

SDG yıllarca terör örgütü IŞİD'e karşı çok kritik bir savaş yürüttü. Pentagon, ABD'li eğitmenlere ‘SDG güçlerine eğitim verin’ talimatı ise DSG’yi kilit bir müttefik haline getirdi.

“Kürtler çok fazla kan döktüler, onlar olmadan ABD bu kadar başarılı olamayacaktı”

ABD liderliğindeki koalisyonun desteğiyle DSG, 2017'de IŞİD'in Suriye'deki ana kalesi olan Rakka'yı geri aldı. 2019'da yine koalisyon desteğiyle SDG , IŞİD'in Suriye'deki son ana sığınağı olan Baghuz'a aylarca süren bir kuşatma başlattı. Altı haftalık yoğun çatışma ve bombardımandan sonra SDG, IŞİD'i mağlup etti ve örgütün, Suriye ile Irak'ın üçte birini kaplayan halifelik iddialarına resmen son verdi.

O günlerde eski ABD Başkanı Donald Trump’ın terörle mücadele koordinatörü olarak görev yapan büyükelçi Nathan Sales, “Bunlar gerçekten önemli” açıklamasında bulundu.

Sales, “Kürtler çok fazla kan döktüler ve koalisyonun IŞİD'e karşı yürüttüğü çabaların maliyetinin çoğunu üstlendiler. SDG'nin varlığı olmadan ABD, sözde halifeliği yok etmede bu kadar başarılı olamayacaktı” dedi.

Terör örgütü IŞİD bölgesel olarak mağlup edilmiş olsa da SDG, örgütün kalan hücrelerine karşı terörle mücadele savaşında ön saflarda yer alıyor ve mücadeleye devam ediyor.

Geçtiğimiz hafta, SDG Haseke'de IŞİD’lilerin hapishane kaçışını bastırdı. O hapishane IŞİD’in uyuyan hücrelerine sadece bir örnekti.

“Son olaylar, SDG’nin önemli bir müttefik olduğunu bizlere yeniden gösteriyor”

120'den fazla SDG savaşçısı ve cezaevi personelinin hayatını kaybettiği ve birkaç gün süren yoğun çatışmaların ardından SDG, koalisyonun da yardımıyla cezaevinin kontrolünü yeniden ele aldı.

Hatırlanacağı üzere 2019 senesinde Donald Trump, ABD güçlerini Rojava’dan çekeceğini açıklamış, Kürtler bunu ihanet olarak görmüştü.

Trump’ın o günlerde aldığı karar, eski Pentagon şefi James Mattis'i öfkelendirmiş ve ABD Suriye'de yüzlerce askerini yeninden bırakmıştı.

Son günlerde yaşanan olaylar, SDG'nin IŞİD'i yenmek için uluslararası arenada önemli bir müttefik olmaya devam ettiğini bizlere gösteriyor.

Zaten Joe Biden da Perşembe günü yaptığı açıklamada gerçekliği şu sözler ike açıklığa kavuşturdu, "Yakın müttefiklerimiz ve ortaklarımız olan Suriye Demokratik Güçleri ve Peşmerge Güçleri ile IŞİD'e baskı kurmak ve mücadele etmek adına çalışmaya devam edeceğiz.”


⇔ Çeviri: PeyamaKurd 

 


⇒ Farklı konulardaki analiz ve görüşlere bu LİNK üzerinden ulaşabilirsiniz