image

PeyamaKurd - Türk İstihbarat Direktörü Hakan Fidan ile Suriye Ulusal Güvenlik Dairesi Başkanı Ali Memluk, son iki yılda altıdan fazla bir araya geldi.

Ankra’nın Esad’a karşı değişim gösterme sinyali, Türkiye-Suriye ilişkilerinde şaşkınlık yarattı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile rejim lideri Esad arasındaki normalleşme, aylar önce akla gelebilecek bir şey değildi. Temaslar konusundaki beklentiler Rusya veya İran’ın aracılık ettiği istihbarat düzeyinde bir görüşme idi.

“Türkiye’nin Suriye’de ne istediğinden şüphe yok”

Fakat Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zamanı geldiğinde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşebileceğini açıkladı.

Türkiye'yi, Şam'a karşı tavrını değiştirmesinde çeşitli sebepler var. Ankara ile Şam arasındaki yeni diyalog süreci, mültecilerin Türk ordusunun kontrol ettiği Suriye'nin kuzeyine gönüllü olarak dönmesinin kapısını aralayacak.

Türkiye'nin kendi topraklarındaki mülteci sayısını azaltmak için Suriye'nin kuzeyinde (Rojava) yerleşim yerleri kurmayı ve aynı zamanda o bölgedeki Demokratik Suriye Güçleri (DSG) gibi güçlerin kontrolünü azaltan yeni bir demografik değişikliği istediğine şüphe yok.

Türkiye iktidar partisi, seçim kampanyaları bağlamında bu adımı atarsa, mültecilerin varlığına karşı çıkan muhalefete karşı da büyük bir zafer elde ettiğini söylemekten çekinmeyecektir.

Kuzeyde “güvenli bölge” olarak adlandırılan kısımda, mülteciler için yerleşim alanları oluşturmak söz konusu bölgenin, mültecileri Türkiye'ye geri itebilecek her türlü askeri gerilimden korunmasını da gerektiriyor. Bundan dolayı Türkiye, Rusya ile koordineli olarak Esad ile görüşme yapmak ve Ankara ile Şam arasındaki askeri gerilimi durdurmak için çalışacak gibi görünüyor.

Fakat Türkiye’nin Şam'la diyalog istemesi, savaşın sonu anlamına gelmeyecektir. Aksine, farklı türden bir savaşın yolunu açacaktır.

“Erdoğan laik Türkleri kendisine çekebilir”

Erdoğan bu diyalog süreciyle birlikte Şam'ın da desteğini alarak, Suriye'nin kuzeyinde özel askeri operasyonlar başlatarak burada Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehdit edebilecek bir federal devlet sisteminin kurulmasını engelleyerek puanlar kazanmak istiyor.

Türk laik çevreler Suriye'de olabilecek bir operasyona karşılar. Bu nedenle Erdoğan ile Esad arasındaki ateşkes, laik Türkleri Erdoğan'a oy vermeye çekebilir.

Suriye rejimine açılmak, İran etkisi pahasına Suriye örneğinde Rusya-Türkiye ilişkilerini de bu alanda mümkün kılacaktır. Rusya, Ukrayna savaşıyla meşgulken İran'ın genişlemesinden endişe duyuyor ve Türkiye de söz konusu endişeyi paylaşıyor.

Bu nedenle Rusya, Türkiye'nin dışa açılmasını engellemeyerek, koşulları kolaylaştırarak ve Türk ordusunun kuzeyden çekilmesinde ısrar etmeyerek Suriye rejimine baskı yapıyor.

Ayrıca 20 Ekim 1998'de imzalanan Adana Anlaşması, Türkiye'nin sınırın 30 km derinliğe ve istisnai durumlarda Suriye sınırından 60 km derinliğe girmesine izin veriyor.

“Türkiye’nin Kürt varlığı ile yüzleşme konusunda talepleri var”

Elbette Türkiye'nin rejimle yakınlaşması başarısız olabilir ve sadece istihbarat ve güvenlik düzeyinde kalabilir. Görüşmelerin başarısız olma olasılığı yüksek.

Türkiye'nin özellikle Suriye'deki "Kürt varlığıyla" yüzleşme konusunda birçok talebi var ve bu konu Rusya'dan çok buradaki güçleri destekleyen ABD'yi ilgilendiriyor.

Bu durum, Rusya’nın Türkiye’ye, DSG tarafından kontrol edilen bölgelerde askeri operasyon yürütmesi için yeşil ışık yakamaması durumunda, Ankara ile Şam arasındaki görüşmelerin gerçek bir siyasi ufuk olmaksızın güvenlik düzeyinde kalacağı anlamına geliyor.

Ankara bu aşamadaki görüşmelerden istediğini elde ederse, daha önce Esad'ı devirmeye çalışan Erdoğan'ın onunla görüşmesi söz konusu olabilir.


Arab News 

Çeviri-Düzenleme | PeyamaKurd

Bu kategoride yazarlar tarafından ifade edilen görüşler, kendilerine aittir ve PeyamaKurd’un bakış açısını yansıtmayabilir.