image

PeyamaKurd - ABD’li gazeteci Lindsey Snell, Rojava’da yaşananlar sonrasını haber/belgesel şeklinde hazırlayarak servis etti. Snell, The Investigative Journal (TIJ), adına hazırladığı haberde Rojavalıların, Türk mallarını boykot ettiğini ve bunun için organize biçimde hareket ettiklerini ifade ediyor. Çünkü Rojava halkı Türk malları hakkında şöyle düşünüyor:

“Türk malı, çocuklarımızı öldüren ve Türkiye’nin topraklarımızı işgal etmesine yardımcı olan mermi haline gelen paraya dönüşüyor.”

Rojava’nın, Derik kentinde küçük bir bakkalda Türk markası ‘Sarıyer maden suyu’ tozlu bir rafın altında oturuyor. Bakkal sahibi, “Özerk Yönetim temsilcilerinin, stoklarımızda bulunan Türk ürünlerini satmayı bitirmek için bize zaman verdi” dedi ve ekledi: ”Bundan sonra daha fazla sipariş vermeyeceğiz.”

Türkiye Ekim 2019'da Rojava’ya saldırılar başlattı. Bunun sonucunda yüzlerce kişi öldürdü ve yüzbinlerce kişi ise yerinden edildi. Yaşanan gelişmelerin ardından yerel halktan ‘Türk mallarını boykot edin’ çağrısı geldi ve bu da hemen bir kampanyaya dönüştürüldü. 

‘Türk saldırılarına karşı bir protesto’

Rojava’deki üniversitede profesör ve aynı zamanda da Rojava’nın boykot girişiminin organizatörlerinden olan Mesut Muhammed, “Bu boykot özellikle Serekaniye ve Gre Spi'ye yapılan Türk saldırılarına karşı bir protesto aracı olarak başladı ” dedi. Muhammed şöyle devam etti: “Kısa sürede Türkiye ekonomisine karşı güçlü bir sonuç elde edebildik.”

‘Boykot, Başûr’da burdakinden daha büyük’

Muhammed'in üniversite öğrencilerinin birçoğu da bu girişime yardımcı oldu. Bunun neticesinde yapılan araştırmalarına göre, her yıl yaklaşık 25 milyar dolar değerinde Türk malı Suriye ve Başûr’a giriş yapıyor. Muhammed, “Bu ticaretin yaklaşık% 60'ı boykot nedeniyle kayboldu. Süreç devam ediyor. Boykot Başûr'da Rojava'dan daha büyük, çünkü mallar için bizden daha fazla alternatifleri var” ifadelerini kullanıyor.

Rojava ve Başûr’u birbirine bağlayan Semalka sınır kapısı, Rojava’da bulunan malların çoğunun giriş noktasıdır. Boykot girişiminin bir parçası olarak, Muhammed ve diğer organizatörler, Türk ürünlerini savaş araçları şeklinde tasvir ederek akıllı bilboard/posterler halinde tasarladılar ve herkesin görmesi için kentin işlek yerlerine astılar.

“Boykot bizim için her şeydir, bize bir ses veriyor”

Rojava Tüccarlar Birliği Başkanı ve başka bir boykot organizatörü olan Mohsen Ali, Rojava’daki mağazalardaki ürünlerin %70'inin Türk menşeili olduğunu söyledi ve yerel işletme sahiplerinin de girişimi büyük ölçüde desteklediğini dile getirdi. “Tüccarlar bunun önemli bir durum olduğunu kabul ettiler” diyen Mohsen Ali, “Şam, Halep, Başûr ve İran'dan eşya getirmeye başladılar. Boykot bizim için her şeydir. Bize bir ses veriyor” vurgusunda bulunuyor.

Ali, zamanla işletme sahiplerinin, kendi ürünlerini üretmeye başlayabilmeleri için Rojava’ya makine ve hammadde getirebileceğini de umduğunu belirtiyor.

“Türkler, sadece demokratik sistemimizi yok etmek istiyorlar”

Ali sözlerini şöyle noktalıyor: “Söz konusu boykot şimdilik, ciddi şekilde bölgeye kontrol duygusu veriyor. Çünkü insanlar artık kendilerini güvende hissetmiyorlar, istikrar yok. Türklerin saldırı için mantıklı bir nedeni yoktu. 

Sadece demografik bir değişiklik yaparak demokratik sistemimizi yok etmek istiyorlar. Kürtler IŞİD terörüne karşı tüm dünya adına savaştılar ve IŞİD'i yendik. Şimdi, ABD ve küresel koalisyonun bizi desteklemeleri onların ahlaki yükümlülüğüdür. ”



Çeviri ve düzenleme | PeyamaKurd