image

PeyamaKurd - Türkiye'nin Rojava’da Suriye Demokratik Güçlerine (SDG) karşı askeri operasyon başlatmaya yönelik süregelen tehditlerine paralel olarak Ankara, SDG komutanlarına ve personeline karşı giderek artan İHA ve topçu saldırıları düzenliyor. 

Syrian Direct tarafından derlenen rapora göre mayıs ayından itibaren Türkiye, SDG personelini ve bağlı kuruluşlarını hedef alan operasyonlarının kapsamını ve hızını genişletmeye başladı.

Temmuz ayının başından 20 Ağustos'a kadar, SDG komutanları ve savaşçıları dahil yaklaşık 24 askeri personel öldürüldü. Bu rakamlar aslında Türkiye’nin operasyona başladığını gösteriyor SDG'den askeri ve güvenlik kaynakları, olaylara dair “dolaylı bir savaş” yorumunda bulundu. 

“Temmuz’dan, Ağustos’a kadar ölenlerin sayısı yükseldi”

Türk saldırıları sivillerin yaşamına da etki ediyor. Temmuz ayının başından 26 Ağustos'a kadar Rojava’da, 13'ü sivil olmak üzere 34 kişinin öldürüldüğünü 18 sivilin ise yaralandığı belgelendi. 

Bu gerilimin ortasında, SDG'yi destekleyen ve onunla birlikte çalışan koalisyondan bir heyet, 23 Ağustos'ta Kobani'yi ziyaret etti. 

16 Ağustos'ta bir Türk savaş uçağı, Kobani kırsalındaki bir köyde Suriye rejim güçleri ve SDG tarafından tutulan ortak bir askeri mevziyi hedef aldı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'ne (SOHR) göre saldırıda toplam 19 kişi öldü ve yaralandı.

Üç gün sonra, Halep'in kuzey kırsalında bulunan ve Türk destekli Suriye Ulusal Ordusu (SMO) tarafından kontrol edilen El Bab kentindeki bir halk pazarına roket saldırısı düzenlendi, 5'i çocuk 14 kişi öldü, 30 kişi de yaralandı.  Bazı Suriyeli örgütler, söz konusu saldırıdan SDG’yi sorumlu tuttu ama SDG suçlamaları reddetti.

“Plan: Liderleri hedef alarak, örgütü felç etmek”

Türkiye'nin Kobani yakınlarındaki SDG ve rejim mevzisini bombaladığı gün, Kamışlo kentinde Muhsin Yagan olarak da bilinen Dijvar Silopi Türkiye tarafından öldürüldü. Silopi, PKK içinde bir yetkiliydi. 

Başka bir operasyonda, Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) lideri Yusuf Mahmud Rabani, 6 Ağustos'ta Kamışlo’nun Sina ilçesinde arabasına yapılan İHA saldırısı sonucu öldürüldü. PJAK, aynı zamanda İran’da PKK’nin bir kolu.

30 Temmuz'da PKK komutanlarından Nusret Tebis'in Haseke’de öldürüldüğü açıklandı.

Suriye'deki SDG personelini ve bağlı kuruluşlarını hedef alan son saldırılarda, Türkiye genellikle dronlara güveniyor. Suriyeli general ve askeri analist Ahmed Hamada, bunların "savaş uçaklarına kıyasla ucuz bir silah olduğunu ve pilotları riske atmadığını" söyledi. 

Hamada'nın okumasına göre Ankara, son operasyonları aracılığıyla “örgütün kapasitesini felç etmek ve liderleri örgütten ayırmak amacıyla aktif liderlere karşı özel operasyonlar yürütmeyi” hedefliyor.

SDG'den bir askeri kaynak, "Türk bombalamalarının hedef aldığı komutanların SDG'nin örgütsel, idari ve askeri seviyelerinde etkili olmadığını” dile getirdi. Ardından şöyle ekledi, “Hedef olma korkusuyla SDG liderleri ve güçlerinin hareketi ister istemez sekteye uğruyor.”

SDG’li kaynak şöyle devam etti: “Daha yetkili isimler gerekli olmadıkça ve Amerikan devriyeleri eşlik etmedikçe karargahlarını bırakmazlar.”

“Rusya ve İran operasyonlara karşı ama Türkiye kararlı”

Türkiye'nin SDG'ye yönelik beklenen askeri harekâtı, ilk açıklandığı Mayıs ayından bu yana başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere uluslararası düzeyde yaygın tepkiyle karşılandı. Özellikle Suriye rejiminin müttefikleri Moskova ve Tahran da operasyonu reddetti. 

Erdoğan, Tahran zirvesinden döndükten sonra gazetecilere verdiği demeçte, askeri seçeneğin hala masada olduğunu söyledi. 

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 21 Temmuz'da yaptığı açıklamada, ülkesinin "askeri harekatlar için asla izin istemediğini ve talep etmediğini" kaydetti.

Geçtiğimiz birkaç yıl içinde Türk kuvvetleri, Ankara destekli SMO'nun katılımıyla Suriye'de üç sınır ötesi askeri operasyon gerçekleştirdi. 

SDG'ye bağlı Kuzey Demokrat Parti Sözcüsü Mahmud Habib, Türkiye'nin Rojava’daki SDG kontrolündeki bölgelerini hedef alması Türkiye, ABD ve Rusya arasında 2019'da anlaşmaların imzalanmasından bu yana hiç durmadı. Fakat mayıs ayından bu yana operasyonlar giderek tırmandı ve devam ediyor” dedi.

Habib, Türkiye'nin askerî harekâtının uluslararası düzeyde reddedilmesinin bir sonucu olarak, “Ankara, topçu bombardımanını ve insansız hava araçlarını destek üssü için bir nevi katarsis olarak kullanıyor” dedi. 

SDG'nin resmi sözcüsü Aram Hanna ise hava saldırılarının tırmanmasını “Türkiye'nin bir saldırı başlatmak için uluslararası toplumdan yeşil ışık alamamasının sonucu” diye belirtti.

Hamada, Türk hava saldırılarını kara saldırısına bir alternatif olarak görmüyor. Türkiye'nin, bir Kürt oluşumun kurulmasını önleme ve SDG'yi sınır bölgesinden çıkarma" hedeflerine ulaşana kadar askeri operasyonlarını devam ettirmesini bekliyor. 

Kuzey ve Doğu Suriye'deki Özerk Yönetim daha önce bölgeye yönelik Türk “tehditleri” nedeniyle Temmuz ayı başlarında olağanüstü hal ilan etmişti.

SDG komutanlarına ve güçlerine yönelik son aylarda artan operasyonların arifesinde SDG, “casus ve ajan” olarak tahmin ettiği kişilere karşı tutuklama girişimi başlattı. 


Syria Direct | Mateo Nelson 

Çeviri-Düzenleme | PeyamaKurd

Bu kategoride yazarlar tarafından ifade edilen görüşler, kendilerine aittir ve PeyamaKurd’un bakış açısını yansıtmayabilir.