image

PeyamaKurd - BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Rojava ve Suriye'deki su kıtlığı hakkında bir rapor yayımlayarak, bölge ile ilgili kıtlık tehdidine vurgu yaptı.

BM'nin yayımladığı raporda, 2020 sonbaharından bu yana, Akdeniz Havzası'nın doğu bölgesinde yağış seviyesinin mevsim normallerinin altına düşmesinin Suriye ve Irak'taki kuraklık koşullarını hızlandırdığına vurgu yapıldı.

Raporda, bu iki ülkenin yarı kurak ikliminin yanı sıra Türkiye tarafından da Fırat Nehri'ne akan suyun son 6 ayda kademeli olarak azaldığı ve Ocak'ta saniyede 500 m3'ten Haziran'da saniyede 214 m3'e düştüğü kaydedilerek, Suriye'deki en önemli rezervuarlardan ikisi olan Tişrin ve Tabqa barajlarının hidroelektrik potansiyelinin önemli ölçüde azaldığı, bunun da enerji üretim kapasitesinin azalmasına ve elektrik kesintilerine neden olduğu kaydedildi.

"Kıtlık bölgede tehdit oluşturuyor"

Buna ilaveten Haseki, Rakka, Deyr ez Zor ve Halep vilayetlerinde mevcut içme suyunu etkileyen hayati su pompa istasyonlarının yeterince çalışamadığı belirtilen raporda Fırat'ın batı kıyısındaki 73 su istasyonundan 54'ünün kritik derecede düşük su seviyelerinden önemli ölçüde etkilendiği vurgulandı.

Su kıtlığına vurgu yapılan raporda, “Su kıtlığı, tarımsal üretim ve gıda güvenliği için önemli bir tehdit oluşturuyor. 2021 için resmi olmayan mahsul tahminleri, arpa üretiminin 1,2 milyon tona düşebileceğini gösteriyor. Kirlenmiş su ayrıca ciddi halk sağlığı riskleri oluşturuyor” denildi.

Söz konusu yayımlanan raporda susuzluk krizine paralel olarak Suriye’deki Erken Uyarı ve Müdahale Sistemi’nin (EWARS), Mayıs 2021'de Rojava’da 17 bin 166 akut ishal vakalası tespit ettiği, bu sayının 2020'nin aynı ayına (7 bin 355 vaka) kıyasla önemli bir artış olduğuna dikkat çekildi.

Ayrıca BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) raporunda, Suriye'de bu yıl 5,5 milyondan fazla insanın içme suyuna erişim sıkıntısı ile karşı karşıya kaldığı, 3 milyon kadar kişinin elektrik kesintisi yaşadığını belirtildi.