image

PeyamaKurd - Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, seçimlere ilişkin önemli bir mesaj verdi.

Kaleme aldığı yazıda, HDP'lilerin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde izleyeceği yolu değerlendiren Demirtaş, "Yerel seçimlerdeki denklem cumhurbaşkanlığı seçiminde de geçerli" dedi.

2018'deki yerel seçimlerde, sosyal medya hesabından demokrasinin önemine vurgu yaparak Millet İttifakı adaylarının desteklenmesini isteyen Demirtaş, önümüzde cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de aynı denklemin sağlanacağının sinyalini verdi.

Demirtaş, gelecek seçimlerin sonuçlarını HDP seçmenin belirleyeceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Sanırım bu görüşe katılmayan yoktur. Elbette bu durum, HDP seçmenlerinin oyunu diğer seçmenlerin oylarından daha değerli kılmaz. Bununla birlikte, HDP’nin ittifaklar dışı konumlanması onun stratejik önemini artırmıştır. AKP-MHP blokunun HDP’ye ve HDP üzerinden diğer muhalefete bunca ölçüsüz, ahlaksız, sınırsız saldırmasının nedeni de budur.

HDP ile Millet ittifakını iş birliği içinde gösterip bir bütün olarak tüm muhalefeti terörist ilan ederek şoven, milliyetçi oyları Cumhur İttifakında konsolide etmektir. Bu da herkesin açıkça gördüğü, bildiği bir plan. Son yerel seçimlerde ve tekrarlanan İstanbul seçiminde bu dahiyane (!) planın işe yaramadığı, hatta ters teptiği görülmesine rağmen neden tutmamış, tutmayan, tutmayacağı da net olan bir plan üzerinde ısrar ediyorlar? Cumhur İttifakı, HDP’ye ve HDP üzerinden muhalefete neden bu kadar saldırıyor? Çünkü kafaları çalışmıyor. Çünkü akılsızlar. Çünkü etraflarında aklı başında tek bir insan kalmadı. Çünkü bunlarda, “Efendim yanlış yapıyoruz” diyecek bir Allah’ın kulu yok. Emin olun, nedeni bu kadar basittir.”

Demirtaş: Seçimi zaten kazandılar ve kol kola halay çektiler!

2018 yerel seçimlerinde HDP’nin Millet İttifakı içerisinde olmadığını ancak dışarıdan CHP’li adayları destekleyip İYİ Partili adaylara karşı da kendi adaylarını çıkardığını hatırlatan Demirtaş şu ifadelerle değerlendirmesini sürdürdü:

“Cumhur İttifakı buna karşı, beka tartışmasını öne çıkaran bir seçim kampanyası yürüttü. Şimdi kendinizi CHP’li veya İYİ Partili seçmenlerin yerine koyarak düşünün lütfen. Desteklediğiniz Millet İttifakının adayının kazanması zor görünüyor ama siz kazanmasını çok istiyorsunuz haklı olarak. Sonra HDP diye bir parti çıkıyor ve sizin adayınızı sadece demokrasinin gelişmesi için destekleme kararı alıyor. Bu durumda, CHP ve İYİ Parti seçmeninin şöyle mi düşünmesi beklenir? ‘Aaa, bak bu olmadı. Eğer benim kazanmasını çok istediğim adayıma HDP’liler de oy verecekse ben oy vermem kardeşim, gider Cumhur İttifakı adayına oy veririm.’ Bu mudur yani? HDP’liler de oy verecek diye bir parti seçmeni, kendi adayından ve partisinden vazgeçip karşı ittifaka mı geçer yoksa sevinçten, HDP’li seçmenle kol kola halay mı çekmeye başlar? Yanıtı belli zaten, seçimi kazandılar ve kol kola halay çektiler.”

“Yerel seçimlerdeki denklem cumhurbaşkanlığı seçiminde de geçerli”

Demirtaş açıklamasının devamında, “yerel seçimlerdeki denklemin cumhurbaşkanlığı seçiminde de geçerli olacağını” belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Meclis seçimlerine HDP zaten parti olarak tek başına gireceğini açıkladı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise HDP’liler muhalefetin ortak adayına oy versinler diye Erdoğan, Bahçeli ve şürekaları her gün HDP’li seçmenleri motive etmeyi sürdürüyor. Ve evet, bu basit denklemi bile çözebilecek kadar akıldan ve ferasetten yoksunlar. Cumhur İttifakı, HDP’ye bu kadar hukuksuz, ahlaksız saldırıları sürdürerek kazanacağını sanıyorsa fena halde yanılıyor.

Sonuç olarak HDP de seçmenleri de Türkiye’de gerçek bir huzur, uzlaşı, demokrasi ortamı istiyorlar. Eşitçe ve özgürce, bir arada yaşayalım diyorlar. Seçimlerde partilerinin yanında çelikten bir irade gibi durmaya devam edeceklerinden kuşkum yok. Cumhurbaşkanlığı seçimleri için ise ne yapacaklarını şimdilik bilemiyoruz ama ne yapmayacaklarını çok iyi biliyoruz, aptallık etmeyecekler. Her zamanki gibi akılla ve vicdanla hareket edecekler.

Tüm Bilal’lerden özür dileyerek tane tane anlattım, daha ne yapayım?”