image

PeyamaKurd - Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS), iki Kürdün daha zindanlarda katledildiğinin Demokratik Suriye Güçleri (DSG) tarafından kabul edilmesi üzerine, bir açıklama yayımlayarak görüşmelerin yeniden başlaması için PYD güçleri tarafından kaçırılan Kürtlerin akıbetinin ortaya çıkarılmasını talep etti.

Kürdistan Demokrat Partisi-Suriye (KDP-S) Politbüro üyesi Beşari Emin geçtiğimiz günlerde DSG heyetinin ailelerinin uzun süredir akıbetini bilmediği Emir Hamid ve  Fuad İbrahim isimli iki Rojava Kürdünün DSG’ye bağlı güçler tarafından tutuldukları cezaevlerinde ‘yanlışlıkla’ öldürüldüklerini kendilerine ilettiklerini açıklamıştı.

Daha öncede Rojava’daki ENKS tarafları 54 ismin listesini yayımlayarak PYD asayişi tarafından cezaevlerinde katledilenlerin listesini yayınlamıştı.

İki Kürdün  daha zindanlarda katledildiğinin DSG tarafından kabul edilmesi üzerine, ENKS bir açıklama yayımlayarak görüşmelerin yeniden başlaması için PYD güçleri tarafından kaçırılan Kürtlerin akıbetinin ortaya çıkarılmasını çağrısında bulundu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"ENKS ve DSG liderliği ile müzakerelerin yeniden başlatılması için DSG heyetine, PYD tarafından kaçırılan isimlerin bir listesini sundu. Militanların kontrol alanlarında tutuklu ve  kaçırılanların akıbetlerinin açıklanmasını talep etti.

ENKS, herhangi bir anlaşmaya varılmadan önce çözülmesi gereken temel ihtilaf noktalarından biri olarak bu konunun açıklığa kavuşturulmasını değerlendirdi.”

"Suçluların yargılanması gerekir"

Emir Hamid ve  Fuad İbrahim’in katledilmelerinin itiraf edilmesinin kayıpların akibeti taleplerine cevap olarak kabul etmediklerini belirten ENKS tarafı açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

“Bu dosya açık kalmıştır ve halen de DSG’nin müzakere kurulunun resmi olarak kaçırılanların akıbetleri ile ilgili her şeyi ortaya çıkarmaları ve suçluların yargılanması gerekmektedir. Birlik müzakerelerinin yeniden başlaması için bu talebimiz ön şart olarak görmekteyiz” denildi. Açıklamada, "Konsey, bu kişilerin akıbetiyle ilgili gerçeği şeffaf bir şekilde ortaya koyma konusundaki tutumunu bir kez daha yinelemektedir.”