image

PeyamaKurd - İngiliz imparatorluğunun ilk sömürgesi olan ve 1960 yıllardan bu yana İngiltere ile Avrupa ülkeleri arasında ciddi sorunlara yol açan Kuzey İrlanda meselesi G7 Zirvesi’nde tansiyonu yükseltti.

Zirve’de konuşan İngiltere Başbakanı Boris Johnson, İngiltere'nin AB ile bir ticaret anlaşmazlığında toprak bütünlüğünü korumak için "ne gerekiyorsa yapacağını" ve çözüm bulunamaması halinde acil durum önlemleri alacaklarını söyledi.

Euronews'te yer alan haberde Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen, Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel ile birlikte Johnson görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada, "Her iki taraf da üzerinde anlaştığımız şeyi uygulamalı" dedi.

Ancak Johnson, anlaşmada geri adım atmayacakları belirterek, “Protokol bu şekilde uygulanmaya devam ederse, o zaman açıkça 16. Maddeye başvurmaktan çekinmeyeceğiz. Bugün burada, Birleşik Krallık'ın tek bir ülke, tek bir bölge olduğunu yanlış anlayan bazı arkadaşlarımızla konuştum. Bunu kafalarına sokmam gerekiyor” dedi.

“Macron, Johnson’u uyardı”

Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’un bu tartışmalar kapsamında İngiltere Başbakanı Johnson’ı uyardığı belirtildi.

Elysee Sarayı'ndan yapılan açıklamada ise Macron'un Johnson'ı uyardığı ve kendisine İngiliz hükümetinin Brexit Anlaşması konusunda sözlerini yerine getirmesi gerektiğini söylediği belirtildi.

Yapılan açıklamada “Macron, bu yeniden angajmanın İngilizlerin Avrupalılara verdikleri sözü ve Brexit Anlaşması'nın tanımladığı çerçeveyi yerine getirmesini gerektirdiğini şiddetle vurguladı” ifadesi kullanıldı.

ABD ise 1998'de imzalanan Hayırlı Cuma Anlaşması'nı baltalayabileceği konusunda ciddi endişeleri olduğunu duyurdu.

“Anlaşmazlığın temel sebebi…”

Anlaşmazlık, Birleşik Krallık'ın parçası olan Kuzey İrlanda ile AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti arasındaki ticareti düzenleyen ve Brexit’in bir parçası olan Kuzey İrlanda Protokokü’nden kaynaklanıyor.

Protokole göre Brexit'e rağmen Kuzey İrlanda, AB'nin gümrük birliği kurallarına tabi olmaya devam ediyor. Birleşik Krallık'ın geri kalanıyla ticareti ise Kuzey İrlanda limanlarında gümrüğe tabi tutuluyor.

Katolik ayrılıkçılar ile İngiltere'yle birlik yanlısı Protestanlar arasındaki savaşı sona erdiren Belfast Anlaşması (Hayırlı Cuma) gereği, kontrollerin yapılabildiği fiziki bir kara sınırı oluşturulamıyor. Bu yüzden kontrollerin ancak denizde yapılması kararlaştırılsa da uygulanmasında sorunlar yaşanıyor.

Protokolün ticarete zarar verdiğini ve Kuzey İrlanda'nın Birleşik Krallık'taki konumunu tehdit ettiğini savunan Protestanların protokole karşı mart ve nisan aylarındaki gösterilerinde otobüs ve araçlar ateşe verilmişti. Protestoların Katoliklerle çatışmaları yeniden başlatmasından endişe edilmişti.

“Kuzey İrlanda sorunu hakkında”

İngiliz imparatorluğunun ilk sömürgesi İrlanda Adası'ndan İngiltere'nin elinde kalan kısmı teşkil eden Kuzey İrlanda, 1960'lı yıllardan 1998'e kadar Katolik ayrılıkçılar ile İngiltere'yle birlik yanlısı Protestanlar arasındaki çatışmalara ve terör olaylarına sahne olmuştu. 40 yıla yayılan ve "Sorunlar" diye anılan yıllarda terör olaylarında 3 bin 500 kişi hayatını kaybetmişti.

Ada ancak 1998'de imzalanan Hayırlı Cuma Anlaşması ile sükunete kavuşurken, Kuzey İrlanda'da çatışan tarafların ortaklığına dayalı bir bölgesel yönetim kurulması üzerinde anlaşılmıştı.

Belfast Anlaşması olarak da bilinen metinler, Kuzey İrlanda'da bugün yürürlükte olan bölgesel yönetimin temelini oluşturuyor.