image

PeyamaKurd - Abdullah Öcalan ile avukatlarının 2 Mayıs’ta yaptığı görüşmenin kamuoyuna deklare edilmesi ardından yazılı bir açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Kürt halkı ve demokrasi güçleri tecride karşı çıktığı gibi dünya halkları ve demokrasi güçleri de karşı çıkmaktadır. Tecride karşı mücadele Kürdistan ve Türkiye sınırlarını aşmış, uluslararası bir boyut kazanmıştır. Tecride karşı mücadele özellikle beyaz tülbentli Kürt anaları şahsında tüm insanlığa mal olmuştur” ifadelerini kullandı.

KCK’nin açıklamalarından bazı kesitler şu şekilde:

  • “Kürt halkı ve demokrasi güçleri tecride karşı çıktığı gibi dünya halkları ve demokrasi güçleri de karşı çıkmaktadır. Tecride karşı mücadele Kürdistan ve Türkiye sınırlarını aşmış, uluslararası bir boyut kazanmıştır. Tecride karşı mücadele özellikle beyaz türbentli Kürt anaları şahsında tüm insanlığa mal olmuştur.
  • Kürt halkının vicdanı ve iradesi olan Kürt analarının her türlü baskı, zulüm ve şiddete rağmen direnişlerini kararlılıkla sürdürmeleri AKP iktidarını temelinden sarsmış, oldukça zayıflayan meşruiyetlerine ağır bir darbe vurmuştur. Büyük zindan direnişi, 31 Mart yerel seçimleri, Kürt anaları şahsında tecride karşı direniş AKP-MHP faşist iktidarını Türkiye’yi yönetemez hale getirmiştir.
  • Nitekim açlık grevi direnişçileri daha önce Önder Apo’nun kardeşinin İmralı’ya gitmesinin tecridin kalkması anlamına gelmediğini söyledikleri gibi bu avukat görüşmesinin de tecridin kalktığı anlamına gelmediğini vurgulayıp direnişlerini kararlıca sürdüreceklerini açıklamışlardır.”

‘Baskıyı azaltmaya yönelik’

Tecride karşı direnişin Kürt anaları şahsında yükselmesi sonucu 8 yıl sonra avukatların İmralı’ya gidişine izin verilmiştir denen açıklamada Öcalan’ın taleplerinin karşılanmadığı ifade edilerek, “Ancak Önderlikle görüşmede not tutmalarının engellenmesi, diğer tutsakların görüştürülmemesi ve açlık grevlerinin talebi olan tecridin kaldırılarak özgür yaşar ve çalışır talebinin karşılanmaması bu görüşmenin bir defalık ve iktidarın üzerindeki kamuoyu baskısını azaltmaya yönelik olduğunu ortaya koymaktadır” dendi.