image

PeyamaKurd - Türkiye İçişleri Bakanlığı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) terörle ilgili teftiş kararının ardından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu açıklamalarda bulundu.

İBB hakkında başlatılan teftiş için "Bu siyasi bir durum değil, güvenlik boyutu var" diyen Soylu, Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAYDER) adlı derneğin PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın talimatıyla kurulduğunu savunarak "Bir dernek var ve Apo'nun talimatıyla kurulmuş bir dernek" dedi.

“Kimsenin belediyesiyle işimiz yok, terörle mücadele ediyoruz. Yarın öbür gün bunlardan bir saldırı gelse bize sormazlar mı siz ne iş yapıyorsunuz diye” ifadesini kullanan Soylu DİYADER derneğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Biz laf cambazlığıyla mücadele etmiyoruz. Bir dernek var ve Apo'nun talimatıyla kurulmuş bir dernek. Buradan referansla İBB'ye bazı kişilerin girdiklerini gördük. PKK ile iltisaklı başka terör örgütleriyle bağlantılı, polislerimizin şehit edilmesine neden olmuş yine ByLock tarafından işten çıkarılmış kimselerin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde hizmete alınmış insanlar olduğu bilgisini edindik.”

İmamoğlu, Erdoğan'a Öcalan mektubunu hatırlattı!

Öte yandan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, yanında CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ve Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik ‘terör teftişi’ başlatılmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Soylu’ya seslenen İmamoğlu, İBB’ye yönelik terör teftişine şu ifadelerle tepki gösterdi:

“İçişleri Bakanlığı'nda oturan zat 12 Aralık günü TBMM'de konuşma yaptı ve İBB'de 557 terörist olduğunu iddia etti. Bir gün önce yaptığı konuşmada da Türkiye'de toplam terörist sayısının 160 olduğunu söylemişti. Şunu söyleyelim her verisi yanlış olan sayın bakana dair şunu hatırlatmak isterim.”

İmamoğlu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da yanıt verdi. Öcalan’ın mektubunu hatırlatarak "31 Mart seçimlerinde cezaevinden rakibim lehine istenen mektup utanılacak bir mektuptur" diyen İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:

“Yanlış bilgilerle konuşan ne yazık ki aldatılan bir Cumhurbaşkanımız var. Büyük Türkiye Cumhuriyeti'nin çok kıymetli makamının yanlış şeyler söylemesini istemediğim için kendilerini bilgilendirmek zorunda hissettim kendimi. İlk defada mektup yazmıyorum. Devletin farklı kurum ve kuruluşlarına mektuplarım vardır. Tarihe not düşmeyi severim. Devletin hafızasında kalması gereken hususlardır bunlar. Sayın Cumhurbaşkanı utanılacak bir mektup arıyorsa ben hatırlatayım 31 Mart seçimlerinde cezaevinden rakibim (Binali Yıldırım) lehine istenen mektup utanılacak bir mektuptur (Öcalan’ın mektubundan söz ediyor). Benim mektubum hiç utanılacak bir mektup değildir. Bundan sonra da yazmaya devam edeceğim. Benim saygılı ve bilgilendirici bir dilim vardır.”